Evde kolay döner nasıl yapılır? işte yaprak et döner tarifi

Türk usulü fast food denilince akla ilk gelen yemek dönerdir. Yerli yabancı birçok insan için döner dışarıda karın doyurmak için en iyi seçenektir. Muhteşem lezzeti ve pratikliğiyle yaprak et döneri evde denemek isteyenler için kolay bir tarifle karşınızdayız.

Evde yaprak döner

Gerekli Malzemelerimiz
 
Yarım pide ya da ekmek

3 çorba kaşığı tereyağı

2 çorba kaşığı salça

3 adet sivri biber

1 su bardağı su

4 adet ince dövülmüş biftek

250 gram kıyma

Yarım soğan rendesi
 
Nasıl yapılır?

Öncelikle döneri hazır almayacaksanız, evde döner yapmak için etleri dövüp inceltin. Üzerlerine sırayla rendelenmiş soğanla karıştırılmış kıymayı, dizin. Kat kat yapın ve dondurun. Bu döneri çıkartıp keskin bir bıçakla ince yaprak gibi dilimleyin. Daha sonra da ince dilimleyip yağsız tavada pişirin. Pişen dönerleri ekmek ya da pide kullanmadan tabağa dizip üzerine ekleyin. Bol tereyağı gezdirip servis yapın. Servis yaparken kızarmış patatesle sıcak olarak ikram edin.

Kolay burma baklava nasıl yapılır?

Misafirleriniz ve aileniz için baklava yapmak istiyorsunuz ama kolay bir tarif bulamadıysanız sizlere kolay burma baklava tarifini sunuyoruz. Evde basit malzemeler ve kısa bir uğraş sonucu yapabileceğiniz burma baklavanın malzemelerine bakalım;

Malzemeler:

30 adet baklava yufkası
1 su bardağı kıyılmış ceviz
200 gr. kaymak
3 çorba kaşığı kıyılmış fıstık
1 çay bardağı tereyağı
2 su bardağı şeker
2 su bardağı su
Limon suyu

Yapılışı:

Su ve şekeri kaynatın, limon suyunu sıkıp soğumaya bırakın. Ceviz ve kaymağı karıştırın. Beş yaprak yufkanın üzerine kaymaklı karışımından koyun. Yufkayı oklavaya sarın, büzerek oklavadan çıkartın.

Tüm yufkaları ikiye bölüp yuvarlayarak tepsiye dizin. Üzerine erimiş tereyağı gezdirip 200 derecedeki fırında kızarana kadar pişirin. Üzerine soğuk şerbeti dökün

Muhteşem burma baklava

Bitkisel tatlandırıcı stevia nedir, fiyatı, kullanımı

Merhaba değerli ziyaretçiler. Yıllardır diyabet hastalarına doktorlar tarafından yapay tatlandırıcılar verildi. Her yapay maddenin olduğu gibi bu yapay tatlandırıcıların da kanseri tetiklediği yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıktı. Vücut içerisine alınan ve organizma tarafından tanınmayıp vücudun yapı taşlarına katılan yapay maddeler hücre terörü kanseri tetikleyebiliyor.

Bugün sizlere doğada bulunan bitkisel tatlandırıcı stevia bitkisinden bahsedeceğiz.

Yapay tatlandırıcılar genellikle aspartam, sakkarin ve fenilanin içermektedir. Fenil-ketonurya (phenly-ketonuria) metabolik has¬talığı olan kişiler fenilanin ve aspartam içeren tatlandırıcıları kullanmamaları belirtilmektedir. Uluslararası düzeyde yapılan ve önemli dergilerde yayınlanan çalışmalarda sakkarin gibi bazı tatlandırıcıların mutajenik ve kanserojenik etkileri olduğu ve bu nedenle insan sağlığını önemli ölçüde tehdit ettiği bildirilmiştir. Yapılan çalışmalardan birinde, yüksek miktarlarda sakkarin kullanı¬mın mesane kanser riskini artırabileceği bildiril¬miştir. Yapılan diğer bazı araştırmalar tatlandırıcıların beyin tarafından şeker olarak algılandığı, bazıları da şeker isteğini kesmediği gibi daha çok şeker arzulanmasına yol açarak insülin salınımına bağlı olarak kilo alımına sebep olduğu görüşünde. Ayrıca stevia, diğer tatlandırıcılar gibi ağızda metalik bir tat bırakmaması bakımından da ön plandadır. Stevia bitkisinden şeker eldesinde şekerpancarında olduğu gibi yoğun kimyasal girdi kullanılmamaktadır.

Latince ismi Stevia Rebaudiana Bertoni olan, Ülkemizde şeker otu olarak bilinen bu bitkinin anavatanı Brezilya, Arjantin ve Paraguay’dır. Stevianın tarihsel gelişimine bakacak olursak; bitki ilk olarak 1887 yılında Güney Amerika’lı bilim adamı Antonia Bertoni tarafından keşfedilmiştir. İsviçreli Botanist Moises Santiago Bertoni tarafından 1889 yılında bitkinin sınıflandırılması yapılmıştır. 1908 ‘de Paraguay’da bitkinin kültürü yapılmış ve faydaları ağızdan ağıza yayılmıştır. Daha sonra da, 1931′de Bridel ve Lavieille adında iki Fransız kimyacı, Stevia’nın sırrını çözmek için, yapraklarından elde ettikleri ekstrat (öz) üzerinde çalışmaya yapmışlardır. Bu çalışmalar sonucunda, stevia ekstratından beyaz kristal yapıda ve “Stevioside”adı verilen saf bir ürün elde etmişlerdir. Bu ürünün normal rafine şekerden 100-300 kat daha fazla tatlı olduğu belirlenmiştir. 1971′de Çinli araştırmacı Dr.Tei-Fu-Chen Paraguay’ı ziyaretinde ilgisini çeken Stevia bitkisi üzerinde çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmalar sonucunda kimyasal olmayan doğal yöntemlerle Stevia ekstratının elde edilmesini sağlamıştır. Bununla birlikte, yaprağın keskin tadının damakta acılık bırakmasının nedeninin yaprak özünün olduğu anlaşılmış olup yaprak özünün çıkarılmasıyla yapraklarda bulunan keskin tadın kaldırılmasında başarılı olmuştur.

Önceleri, kanserojen madde içerdiği ve aşırı kullanımının, erkeklerde sperm hücresi sayısını azalttığı ve görüşü savunulduğundan Avrupa Komisyonu, güvenlikle ilgili yeterli kanıtlar olmadığını düşünüyordu. Bu nedenle de Avrupa Komisyonuda Stevia bitkisinin, gıda ya da gıda bileşeni olarak kuru yapraklarının kullanılması onayını reddetti ve Stevia bitkisini ya da bileşen olarak bitki ekstraktlarını içeren gıda ve içeceklerin AB pazarına girmelerine onay vermedi. Bu tarihten sonra güvenlikle ilgili birçok çalışma yapıldı. 28/02/2008′de FAO/WHO Gıda Katkıları Ortak Uzman Komitesi (JECFA) ve Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) gibi çeşitli kurumlar, saf steviol glikozitlerin (95%) insanlar tarafından tüketilmesinin güvenli olduğunu bildirdiler. JECFA, kabul edilebilir günlük alım miktarını 0-4 mg/kg vücut ağırlığı, yani 70kg ağırlığında bir insan için 280 mg, olarak belirledi. 0-4 mg/ kg vücut ağırlığı olarak belirlenen günlük alım miktarı, steviol glikozit¬lerin %95 saflıkta olduğu varsayılarak hesaplanmıştır. Yapılan hesaplamalar, Stevioside, Rebaudioside A, Rebaudioside C, Dulcoside A’nın, 1 mg staviol’e göre eşdeğerlikleri alınır. Örneğin, 1 mg steviol; 3,04 mg Rebaudioside A, 2,53 mg steoviside’ye eşdeğerdir. Mart 2010′da Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (EFSA), steviol glikozitlerin güvenilirliği konusunda değerlendirme çalışmalarına başladı ve 14 Nisan 2010′daki katkı maddeleri panelinde, steviol glikozitlerinin, bitki yapraklarından ekstrakte edilen tatlandırıcıların güvenilirliğini onayladı. Avrupa Birliği Komisyonu, Kasım 2011 itibariyle, Stevianın etken maddeleri olan stevioglikosidlerin Gıda Katkı Maddesi olarak kullanımına izin vermiştir. Toksikolojik testler maddenin, genotoksik, kanserojen ya da insan sağlığına herhangi bir olumsuz etkisinin olmadığı göstermiştir ve EFSA, JECFA’nın daha önce belirttiği kabul edilebilir günlük alım miktarını belirlemiştir. Stevioglikosidlerin, Gıda Katkı Maddesi olarak kullanımına izin verilmesiyle birlikte, şekerlemeden konserveye, alkolsüz içeceklerden ev tipi kullanıma kadar toplamda 31 kategoride steviol glikozitlerin Avrupa Birliğinde kullanımını onaylamıştır.

Günümüzde, Kuzey Amerika’da tespit edilebilen 80′den fazla çeşidi, Güney Amerikada ise 2000′den fazla yerli türü olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde ise ilk kez 2009 yılında Antalyada üretilmiştir. 2011 yılı verilerine göre stevia bitkisinin dünya genelindeki üretim alanı 67.000 ha olduğu belirtilmektedir. 2011 yılı verilerine göre, Dünya üretiminin %90-95′ini sağlayan Çin’de 60.000 ha alanda üretim yapılmıştır. 3.000 ha üretim alanıyla Paraguay, 2.000 ha Üretim alanıyla Arjantin, Çin’den sonar 2. ve 3. sırayı almaktadır. Çin’de üretimin bu kadar fazla olması sayesinde, üretiminin %80′ini diğer ülkelere ihraç etmektedir. Ülkemizde ise, 2012 yılında 2 ha alanda Stevia üretimi yapılmıştır. 2011 yılı verilerine göre, stevia bitkisinde, dünya genelindeki toplam üretilen ürün miktarı 3,5 milyon ton olup, toplam ticaret hacmi 285 milyon dolardır.

Stevia, yapraklarındaki doğal özler sayesinde, kurutma işlemi görmüş yaprakları, normal şekerden 200-300 kat daha fazla tatlandırıcı özelliğe sahip bir bitkidir. Yaş stevia yaprakları, normal şekerden 10-15 kat daha tatlı yapıdadır. Stevia bitkisinin özünü oluşturan ve tatlandırıcılığı kendiliğinden olan Steviol glikozitler kalori ve karbonhidrat içermemektedir. Stivya bitkisi, Stevioside, Rebaudioside A, Rebaudioside C, Dulcoside A olarak 4 farklı Steviol glikozit bileşiği içermektedir. Stevia bitkisindeki steviol gli¬kozitlerin oranı, bitkinin yetiştiği ortam koşullarına göre oldukça farklılık göstermektedir. Ancak bunlarda Rebaudioside A (Reb A) en değerli, en yüksek tat aromasına sahip bileşiktir. Diğer bir ifadeyle, bitkideki Rebaudioside A oranı arttıkça şeker özelliği de artmaktadır. Dolayısıyla, bitkideki Rebaudioside A oranı yükseldikçe fiyat da yükselmektedir. Ayrıca bileşim içindeki Rebaudioside C miktarı arttıkça acılık hissi de artmaktadır. Bu nedenlerden bitkiden Rebaudioside A bileşiği elde edilmeye çalışılmaktadır. Bitkinin tatlı yapıya sahip olmasında etkili olan, önemli bileşiklerden bir diğeri de steviositlerdir.
Steviol glikozitler (Rebaudioside A) kalori ve karbonhidrat içermediğinden, özellikle şeker hastaları ve rejim yapanların tatlandırıcı olarak kullanabileceği, sıcak ve soğuk tüm içeceklerde, tatlı ve kek tariflerinde, şeker yerine kullanılabilecek sağlıklı bir alternatiftir. Stevia kalori içermediğinden vücut tarafından emilmez. Böylece kan şekerinin yükselmesine neden olmamakla birlikte kan şekerini düzenleyici etkisinin olduğu belirtilmektedir.

Steviol glikozitler insan vücudunda tamamen normal bir şekilde sindirilirler. Steviol glikozitler bağırsaklarda steviol’e parçalanır, en son aşamada ise steviol glucuronide olarak vücuttan atılırlar. Steviol glikozitler kesinlikle kanserojen olmadığı yapılan çalışmalarda belirlenmiştir. Kalıtsal değişikliklere (mutasyon) yol açmazlar ve doğurganlık üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Steviol glikositler, glükoz ve rhamnose kalıntıları dikkate alındığında miktarsal ve durumsal olarak farklılık gösterebilirler. Stevia (şeker bitkisi) kristalize edilmiş şeker ve suni tatlandırıcıların aksine, hazmedildiği esnada insülin salgılanmasına gerek duymuyor. İnsülin duyarlılığı ve salınımını etkileyiciliğini gösteren bazı araştırmalar diyabet tedavisinde kullanılabilirliğini de göstermektedir. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kabızlık, depresyon ve asabiyete karşı olumlu etkilerinin olduğu görülmüştür. Mide ve bağırsak florasını, asit alkali dengesini korumaktadır. Mantarlara karşı etkili olup, cilt bakım ve tedavisi için kullanıldığı belirtilmektedir. Diş üzerinde plak oluşumunu yavaşlattığı ve çürük önleyici özelliği olduğu ise hayvanlar üzerinde yapılan deneylerle belirlenmiştir. Vitamin ve mineral miktarının zengin olduğu belirtilmektedir.

Bazı araştırmacılar stev¬ya bitkisinin ve çeşitlerinin içerisindeki fla¬vonoit gibi bazı bileşiklerin antioksidant, antimik¬robiyel, antifungal, antikarsinojenik, antiinflama¬tori, anti bakteriyal ve antiradikal aktivitelerinin bulunduğunu bildirmişlerdir. İçeriğindeki antioksidan maddeler sayesine kozmetik sanayiinde, diş macunlarında ve ilaç katkı maddesi olarak da kullanılır. Bakteriostatik olmasından ve fermente olmamasından dolayı içinde kullanıldığı gıdaların raf ömrünü uzatır. Vücudun daha fazla kalsiyum emmesini sağlamaktadır. Şekersiz gıda tüketiminde zorlanan kişiler için şekerin kalorisinden ve zararlı etkilerinden uzak durabileceği, önemli bitkisel alternatiftir. Bazı araştırmacılara göre antihiper¬tansiyon, antihiperglisemik ve anti-human rotavi¬rus hastalıkları iyileştirici özelliği bulunduğu bildi¬rilmiştir. Tadhani ve arkadaşlarının yaptıkları çalış¬mada stevya yapraklarının ve stevyadan elde edilen bir ürünün kuvvetli bir antioksidant özelliği oldu¬ğu belirlenmiştir. Aze ve ark. steviosideyle besledik¬leri farelerin ciğerlerindeki histopatolojik değişim¬leri gözlemlemişler, bu değişimlerin doz-cevap iliş¬kisinden kaynaklanmadığını dolayısıyla spesifik olmayan bir etki olduğunu düşünmüşler. Fakat diğer birçok araştırmada ise steviosidenin fare, sıçan ve hamsterlerde düşük bir oral toksitesiye sebep ol¬duğunu bildirilmiştir. Nunes ste¬viosidenin memeli canlı hücrelerindeki kromozo¬nal DNA’larında lezyonlar (doku bozukluğu) oluşturabileceğini tespit etmişlerdir. Geuns’un bildirdiğine göre gün¬de 250 mg/kg vücut ağırlığı kadarki dozlarda ste¬viol ile beslenen hamster’larda kandaki maksimum steviol konsantrasyonunun toksik olma ihtimalinin olmadığı belirtilmiştir.

Bitkideki tatlı özleri, çok yüksek sıcaklıklara karşı dayanımlı ve kararlıdır. Yani yüksek sıcaklığa maruz kaldığında özelliğini değiştirmez ve bozulmaz. Bu özelliği ile de stevia, tatlı, pasta, kek, baklava, reçel, vb. yapımlarında, kısaca pişirme, fırınlama ve dondurma yapımlarında rahatlıkla kullanılmaktadır.

Stevia bitkisinin yetişebilmesi için ortalama 500-1500 metre arası rakım (bazı türleri 2300-2900 m. yükseklikte yetişebilmekte), ortalama 25 derecelik hava sıcaklığı ve kumlu topraklar gerekmektedir. Stevia bitkisi yarı-kurak iklimleri sevdiğinden 10 derecenin altındaki sıcaklıklarda yetişmesi zordur. Bu nedenle çok soğuk ve don olaylarının görüldüğü bölgelerde yetiştiriciliği uygun değildir. Uygun koşullarda bitkinin yüksekliği 1 metreye kadar ulaşır. Yetiştiriciliğinde özen gösterilmesi gereken bir bitkidir. Yılda 2-3 defa hasat edilebilir ve hasat işlemi, bitki gövdesinin topraktan itibaren 5 cm’ye kadar olan kısım üzerinden gövdenin kesimi yapılır. Bir dekarlık alanda 8-10 bin adet bitki yetiştirilmekle birlikte bakımı iyi yapılan bir bitkiden, 80 ile 120 gr. kuru yaprak elde edilebilmektedir.

 

Güneş ve sıcak hava ile kurutma işlemi yapıldıktan sonra Reb A özü ayrıştırılır. Kurutulan yapraklara çayın demlenmesi gibi demleme işlemi yapılarak Reb A özünün ortaya çıkarılması sağlanır. Demleme işleminde sonra Reb A dışındaki maddelerin arıtılması için su dökülerek %95 saflıkta Reb A elde edilir. Tatlılara katılacak stevia tatlandırıcısı başlıca iki şekilde bulunmaktadır. Bunlar stevia tozu ve konsantre stevia sıvısıdır. Ancak toz kullanımı, hafif bir bitki aroma kokusu ve bitki kırıntısı içereceğinden, çoğu insan stevia tozu kullanımına alışmakta zorlanır. Bu nedenle tatlılarda en uygun kullanım şekli konsantre stevia sıvısıdır.

Konsantre stevia sıvısı, yaprakların özü ve doğal bir şuruptur. Ürün tamamen doğal olduğu için, kıvam artırıcı özelliği yoktur. Bu nedenle stevia sıvısı ile yaptığınız reçeliniz, normal şekerle yapılan kadar koyu olmayabilir. Damak tadı nedeniyle koyu olmasını istenilirse, aktarlarda satılan kidre vb. kıvam artırıcı doğal ürünler, kullanılabilir. Stevia şurubu, kullanılan içeceklerde çok az bulanıklık yapabilmekte ve ayrıca meyan köküne benzer ağızda bir tat bırakabilmektedir. Daha genel bir ifade ile, alışılan kristal şeker tadının aynısı, stevia tatlandırıcısında bulunmaz.
Stevia sıvısı elde etmek için mutfakta, kahve yapma makinalarından yararlanılmaktadır. Bunun için, makinanın ilgili bölümüne su ve ayrıca filtre kabı içerisine 1 çay kaşığı kadar stevia tozu koyarak 5 dakika boyunca kaynatılır. Filtreyi çıkarıp, sıcak tatlı özlü sıvıyı bir cam şişeye koyarak istenilen zamanlarda tatlılarınızda kullanılır. Bununla birlikte, 1 Litre suya 7 çay kaşığı stevya bitkisi atıp hafif kaynatınız, sonra suyu süzerek şekerli sıvıyı elde eder, tüm şekerlemeler bu sıvı ile yapılabilir.
Ülkemizde güney bölgemiz dışında bazı il ve ilçelerde de stevia yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması için faaliyetler yapılmaktadır. Stevia’nın çiftçiler tarafından bilinirliğini artırmak için çeşitli toplantılar ve deneme üretimleri yapılmaktadır. Özellikte Balıkesirde bu konuda birçok çalışma yapılmıştır. Balıkersirde stevia ile ilgili yapılan ve yapılacak çalışmaları artırmak için stevia derneği kurulmuş. Balıkesir Burhaniye İlçesinde 2012 ve 2013 yıllarında yapılan stevia dikimine başarılı sonuçlar alınmıştır. İlk kez Konya’da üretilmiş olup, tüm dünyada bir ilk olan, stevia dikim makinesi icat edilmiştir. Bu araç sayesinde bir da alana yüksek sayıda (8 bin-10 bin/da) dikilen bitkilerin dikim işleminin kolaylaşacağı belirtilmektedir. Dikim işlemin yanında, damlama sulama sisteminin çekimi, naylon çekme, can suyu verme gibi işlemleri de yapabileceği belirtilmektedir. Bunun yanında stevia hasat makinesi üzerinde çalışmalar da yapılmaktadır. Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Yukarısalat Beldesinde hazırlanan ve Türkiye’nin ilk ekolojik şeker üretiminin planlandığı, AB destekli projede, stevia bitkisi üretimi yapılması planlanmaktadır.

Günümüzde dünyada, her gün 150 milyona yakın insanın stevia kullandığı tahmin ediliyor. Doğal bir tatlandırıcı olduğu için geleceğin tatlandırıcısı gözüyle bakılmaktadır. Üzerinde yüksek miktarda araştırma yapılmış, araştırmalar sonucunda belirli seviyelerde kullanılması şartıyla insan vücudunda herhangi bir yan etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bunlara bağlı olarak da, üretim miktarları sürekli artmaktadır (dünya genelinde, 2008 yılı üretim alanı 25.000 ha iken, 2011 yılında bu miktar 67.000 haya çıkmıştır). Bunları göz önüne alıp, çeşitli tarla denemeleri, toplantılar, eğitimler düzenlenerek, bu bitkinin toplum tarafından bilinirliliği artırılabilir. Ülkemizde yetiştirilebileceği bölgeler araştırılarak buradaki üreticilerin bu bitkinin yetiştirilmesine yönlendirilmesi sağlanabilir.

Elle göğüs muayenesi nasıl yapılır?

Ülkemizde ve dünyada en sık görülen kanser türleri arasındaki göğüs kanseri orta yaş sonrası bayanları tehdit ediyor. Göğüs kanserinin erken teşhisi çok önemli bu bakımdan bayanların genel kontrol için yılda bir defa doktora gitmesinde fayda var. Doktor kontrolünden daha önemlisi ile elle göğüs muayenesi. Elle göğüslerin kontrol edilerek kist gibi elle hissedilen sert cisimlerin tespit edilmesi çok önemli.

Birçok bayan elle göğüs muayenesinin zor olduğunu sanıyor ama tam tersine 30 saniyelik basit bir kontrol.

Meme, göğüs kemiğinden kaburgaların alt ucuna kadar uzanan bir organdır. Memenin anatomisinde yağ dokusu, süt bezleri ve oluşan sütü taşımak için kanallar bulunur. Bu bezlerde ve kanallarda bulunan hücrelerin anormal bir şekilde çoğalması ise, meme kanserine sebep olur. Meme kanserinden korunmak için kendi kendimize meme muayenesi mutlaka yapmalıyız. Çünkü meme kanseri kadınlarda arasında 1.sıradadır. Bu bilgi göz önüne alınınca mutlaka erken tanı ve teşhis için meme muayenesi yapmamız şart.

Kimler risk faktörleri arasındadır:
*Genetik yatkınlık
*Stres
*Sigara kullananlar
*Aşırı şişmanlık
*Geç doğum yapmış bayanlar (30 yaşında sonra )
*Menepoza 55 yaşından sonra giren bayanlar
*Erken adet görmüş bayanlar

Kendi kendimize meme muayenesi yapmak çok kolaydır. Acısızdır. Ücretsizdir. Basittir. Bayanlar evde rahatlıkla yapabilir, herhangi bir sağlık kuruluşuna gitmeye gerektirmez. Peki bu muayeneyi ne zaman yapmalıyız. Adet gördükten sonraki ilk hafta yapılmalıdır. Unutmamamız gerekir ki; her ay yapmalıyız. Bir ay yaptım bir şey yok artık yapamama gerek yok dememeliyiz. Adet görmeyenler ise, her ay kendilerinin belirledikleri aynı gün, kendilerine muayene yapmalıdırlar. Örneğin; ayın beşinde muayene yapmış bir bayan bir daha ki ayında beşinde muayene yapmalıdır.

Elle göğürs kontrolü Nasıl yapılır?
*Aynanın karşısına geçip kollarımız yan tarafta aşağıya doğru sarkık vaziyette ve gevşek olmalıdır.
*Memenin diğer memeden anormal bir şekilde büyük olması
*Memenin ucunda çukurlaşma, morarma
*Üst kolda anormal büyüme
*Memede kitle
*Meme ucunda akıntı
*Memenin diğer memeden aşırı derecede sarkık olması
Bu saydığımız maddelerin olup olmamasını gözleyin. Ellerinizi başınız arkasına kenetleyip, bu maddelerin olup olmamasını gözleyin. Daha sonra ellerinizi belinize koyup tekrar bu saydığımız maddeleri gözleyin. Sonra yüzük orta işaret parmağınız ile her iki memenizi nazikçe palpe ediniz. Daha sonra işlemi yatarak sağ memenizi muayene ederken, sağ eliniz başınızın altında sol memenizi muayene ederken sol eliniz başınızın altında olacağı şekilde yapın. Meme başını hafifçe sıkabilirsiniz. Akıntı gelip gelmediğini kontrol etmek için. Meme muayeneniz gerçekleşmiştir. Bu saydıklarımızı uyguladığınızda.

Yakıt tüketimi nasıl azaltılır?

Modern içten yanmalı motorlar giderek gelişiyor. Son yıllarda 90km hızla 100km’de ortalama 3 litre yakıt harcayan motorlar seri üretim araçlarda piyasaya sunuldu. Bu gerçekten etkileyici bir rakam zira bir tondan fazla bir otomobil 10 km’de sadece bir kutu kola dolusu yakıtla hareket edebiliyor. Araçların minimum düzeydeki tüketimlerine rağmen akaryakıt fiyatlarının Avrupa ve özellikle ülkemizde cep yakmasından dolayı birçok araç sahibi yakıt tüketimini daha da azaltmanın peşinde. Bu yazıda klişe televizyon röportajlarının dışına çıkarak teknik anlamda minimum yakıt tüketimi için dikkat edilmesi gereken hususları sizlerle paylaşacağım.

Ekonomik kullanım için motor yakıt sisteminin çalışma prensibi genel olarak bilinmelidir. Modern araçlarda motora gönderilen yakıt ve hava ECU denen elektronik kontrol ünitesi tarafından yönetilir. Sistem kendi içinde müdahalelerde bulunsa da kontrol gaz pedalında yani sürücüdedir. Gaz pedalına bağlı olan sensör, pedalın konumuna göre eCU’ya bilgi gönderir. Gazın boştaki konumunda 0, tam gazda 100 birim gibi düşünebilirsiniz. Gaza hangi oranda basarsanız bu birim artar. Gaz pedalı çok önemlidir zira sistem bastığınız gaza göre motora yakıt ve hava karışımı gönderir. Yakıt gönderimi sürekli eksiksiz gerçekleşir fakat hava yani oksijen gönderimi her zaman sağlıklı gerçekleşmez. Örneğin gaza %100 bastınız teoride sistemin 100 birim yakıt için 100 birim oksijen göndermesi gerekir fakat pratikte atmosferik bir araçta bu çok zordur. Motora çekilen oksijen hava basıncı ve motor kompresyonu ile gerçekleşir. Hava basıncı deniz seviyesinde 1 ATM’dir ve rakım yükseldikçe basınç azalır. Motor kompresyonu ise pistonların devri ile artar. Yani düşük devirde siz gaza ne kadar basarsanız basın yeterli oksijen alınamadığı için motor yanma odasında fazla yakıt- az oksijen durumu oluşur. Buna zengin karışım deriz ve yakıtın tam yanmadan atılması sonucu yüksek tüketime neden olur. Turbolu araçlar atmosfer basıncı yerine bir fan yardımıyla havanın motora basınçlı şekilde oksijen gönderir. Çoğu durumda yeterli oksijen motor yanma odasına gönderildiği için düşük devirlerde yetersiz oksijen sorunu oluşmaz. Bu sayede düşük devirlerde sağlıklı yanma gerçekleşir ve yakıt yanmadan dışarı atılmayarak minimum tüketim ile maksimum güç elde edilmiş olur.

Motoru hava ile besleyen turbo

Yukarıda birçok kişi için karışık süreci aktarmamın nedeni yakıt tüketimini azaltmak için aşağıda vereceğim ipuçlarına temel oluşturmasıdır.

Yüksek tüketimin baş düşmanı gaz pedalı !

Araç kullanıcıları yakıt tüketimlerini kıyaslarken çok farklı tüketim değerleri ile karşılaşır. Bunun en büyük nedeni kullanıcının gaz pedalı ile olan ilişkisidir. Gereksiz miktarda verilen gaz daha fazla yakıtın tam yanmadan atılmasına neden olacaktır. Özellikle şehir içi kullanımda ani gazlamalar yerine pedala nazik dokunuşlarla aracın ivmelendirilmesi önemlidir. En çok yapılan yanlışlardan biri de yüksek viteste aracın kendini toparlaması için fazladan gaz verilerek aracın rahatlatılmaya çalışılmasıdır. Bu bakımdan motor devrinin yeterli tork miktarının alındığı devirlerde tutulması gerekir. Dizel araçlar ve turbo benzinlilerde 1750-2500 , benzinli atmosferiklerde 3000-4000 devir civarlarında dolaşılması minimum gazla aracın hareket etmesi için uygundur. Sürücü motorun rahatladığı devri zaten kendisi hissedecektir. Rampa çıkarken 5. vites 2000 devir %50 gaz konumu yerine, 4. vites 3000 devir %25 gaz konumu her koşulda idealdir. Motor kullandığı yakıtı devire göre değil gaz pedalına göre değiştirir demiştik. İşte altın kural budur, aracın hareketi esnasında gaz pedalı ne kadar ileriye giderse tüketiminiz de bu ölçüde artacaktır.

Motorun ciğeri hava filtresi

Motor bakımının zamanında yapılması çok önemlidir. Benzinli araçlarda bujilerin sağlıklı ateşleme ile yanmayı gerçekleştirmesi önemlidir. Kesinlikle bujiler araca uyumlu olmalı ve zamanında değiştirilmelidir. Hava filtreleri 10 liradan, 40 liraya kadar satılır ve birçok araç sahibi garanti bittikten sonra ucuza kaçar. Bir motorun en önemli parçalarından biri bu basit filtredir. Motora giren hava bu filtre üzerinde süzülerek içeri gönderilir. Çekilen havada bulunan toz ve pislikler filtreye yapışarak zamanla filtrenin havayı sağlıklı göndermesine engel olur. Hava filtresi motorun ciğeridir, ne kadar temiz olursa o kadar sağlıklı hava gönderir. Bu bakımdan bu filtreyi alırken kaliteli ürünler tercih edilmelidir. Ayrıca filtre her 5000 km’de sökülerek basınçlı hava ile toz ve pislikten arındırılırsa çok iyi olur.

Lastik hava basıncı

Aracı üzerinde taşıyan lasitklerin yerle olan sürtünme miktarı ne kadar fazla olursa araç ilerlemekte o oranda zorlanır. Lastik basınçlarının mutlaka araç standartlarına uygun olması gerekir. Araç üreticinizin tavsiye ettiği basıncın 2 psi üzerinde kullanılması yakıt ekonomisine katkı sağlayacaktır.

 Yazın klima tüketimi en az 1 litre artırır

Araç içi sirkülasyon düğmesi

Günümüz araçlarının vazgeçilmezi klima ne yazık ki birçok araçta yakıt tüketimini 100 km’de ortalama 1 litre artırıyor. Yazın klima kullanımında dikkat edilmesi gereken en önemli husus araç kliması çalıştırılmadan içeride bulunan havanın camlar açılarak boşaltılmasıdır. Aracınıza binin 3 dakika camlar açık hareket edin ve sonra camları kapatıp klimayı çalıştırın. Yoğun trafikte mutlaka klima modunu araç içi sirkülasyona alın ki dışarıdaki sıcak havayı ve egzost gazlarını içeri çekmeyin.

Yazın özellikle uzun yolda camlar açık seyahat edilmesi aracın rüzgar direncini artırır ve bu size %5 fazla yakıt şeklinde geri döner. Şehirlerarası yolda cam açık seyahat edilmesi klimadan daha fazla yakıt tüketimine neden olur.

Kullanımı yasakmı değilmi tartışılırken siz özellikle yaz sıcağının yüksek olduğu yerlerde mutlaka cam filmi kullanın.

Ekonomik tüketim için Hız sabityleyici kullanımı

Hız sabitleme sistemi düz yolda yakıt ekonomisi sağlarken, eğimli yollarda tüketimi artırır. 110km hıza  sabitlenen araç %20 gaz ile giderken önüne çıkan rampada hızı korumak için %100 gaz pozisyonuna geçer ve ilk başta anlatılan verimsiz yanma sonucu yüksek tüketime neden olur. Rampa görüldüğünde sabitleyici iptal edilerek fazla gaz verilmeden rampa öncesi hız bir miktar artırılır. İvmelenen araç rampayı daha kolay çıkacaktır.

Fren kullanımı azaltılmalı

Şehirler arası yollarda en çok görülen husus gereksiz fren müdahaleleridir. Viraja kadar hız korunup virajda frene basmak hem aracın dengesini bozar hem de sizi boşuna gaz vermeye yöneltir. Viraj görülünce gazdan ayak çekilir ve viraj öncesi uygun hıza frensiz düşülür. Ülkemizde çok sık görülen bir durum da kırmızı ışık görülmesine rağmen aracın yavaşlatılmaması ve ışıklarda sert frenlemedir. Unutulmamalıdır ki bilinçli şöför fren pedalını en az kullanandır.

Vitesin boşa alınması

Çok sık yapılan bir hata da vitesin yokuş aşağı boşa alınmasıdır. Öncelikle vites boşa alındığında frene güç veren yağ pompası rolantide gerekli acil frenlemede motoru stop ettirir ve frenleriniz tutmaz. Güvenlik açısından kesinlikle vites boşa alınmamalıdır. Ayrıca boşa alınan vites sonucu motor rolantide yakıt tüketecektir. Oysa ki yeni nesil bir motorda cut-off sistemi sayesinden ayak gazdan çekildeğinde yakıt tüketimi gerçekleşmez.

Yakıt ne zaman alınır?

Yaz sıcağı ile benzin,motorin veya otogaz yoğunluğunu kaybeder. 1 litre motorin kışın 0.85 kg gelirken yazın 30 derece 0.80 kg gelir. Bu bakımdan yazın yakıt serin gece yarısı veya sabah saatlerinde alınmalıdır.

Mustafa Köylü24.04.2014Kaynak gösterilmeden lütfen farklı platformlarda yayınlamayınız.

Pervin bulgak pembe maske yapımı

Cildi canlandırmak ve sağlıkla parlaması için evde kolaylıkla hazırlayabileceğiniz pembe maske mucize niteliği taşımaktadır. Cildinizle ilgili yaşadığınız tüm sorunların üstesinden gelebilmenize yardımcı olacaktır. Cilt sağlığı dışarıdan ve içeriden korunmalıdır. Pembe maske sivilce, akne, ölü deri, siyah nokta ve kırışıklık gibi cildin yaşlanma belirtileri gösterdiği her türlü olumsuzluğu silecektir. Evde kolayca hazırlayabileceğiniz pembe maske ile cildinizin yenilendiğini ve pürüzsüz olduğunu hissedeceksiniz. İçeriğindeki malzemeler cildin yaşlanmasını sağlayan olumsuz etkileri ortadan kaldırıyor. Pürüzsüz, genç, bakımlı ve sağlıklı bir cilt için pembe maskeyi hazırlayıp cildinize uygulayabilirsiniz.
1 paket gazlı bez, 3 yemek kaşığı gül suyu, 1 yemek kaşığı gül yağı, 1 yemek kaşığı kabak çekirdeği yağı, 1 yemek kaşığı badem yağı, 1 yemek kaşığı kayısı yağı, 3 yemek kaşığı beyaz kil ve 1 şişe maden suyu ile maskemizi hazırlayabiliriz. Bütün malzemeleri yumuşak ve hafif sulu bir kıvam alıncaya kadar karıştırıp birbirine yedirelim. Hazır olunca göz çevresi hariç tüm cildimize bu karışımı yayalım. Maskeyi uyguladığımız bölgeye göz kısımları kesilmiş gazlı bezi serelim. 20 dakika bekledikten sonra gazlı bezi yüzümüzden çıkaralım. Kalan maske artıklarını da maden suyu ve pamuk yardımıyla temizleyelim.
Aynı şekilde genç görünmek ve cildimizi tüm olumsuzluklardan arındırmak için hazırlanacak diğer maskenin tarifini verelim. 2 yemek kaşığı kabak çekirdeği yağı, 1 yemek kaşığı jojoba yağı, 1 adet yumurta akı ve yarım şişe maden suyu ile maskemizi hazırlayabiliriz. Tüm malzemeleri karıştıralım ve önceden temizlenmiş cildimize göz hariç sürelim. Maskemizi yedirdikten sonra 20 dakika bekleyelim. Sonrasında ılık su ile yıkayalım. Haftada bir defa uygulayacağınız maskenin ardından cildinizi maden suyu ile destekleyebilirsiniz. Maden suyu harika bir arındırıcı ve temizleyicidir.

Modern kız isimleri 2014 listesi

2014 yılında dünyaya gelen kızınız için modern bir isim arıyorsanız aşağıdaki liste yardımcı olabilir. İşte 2014 modern kız isimleri ve anlamları;

Açelya: Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli bir çiçek.
Adalet: Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek
Adile: Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.
Afet: İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket
Afife: Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst
Afitap: Güneş / Çok güzel
Afşar: Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar)
Ahsen: En güzel, çok güzel
Ahu: Ceylan / Maral
Ajda: Üzeri çentik çentik, diş diş olan şey
Akgül: Beyaz gül, gül gibi
Akgün: Aydınlık gün
Alev: Ateşin çıkardığı
Alçin: Kırmızı renkli küçük bir kuş türü
Aliye: Yüce, yüksek
Altın (Altun) : Değerli bir metal (paslanmayan, en iyi iletken)
Altan: Kızıl şafak
Arzu: İstek, özlem eğilim
Asiye: Acılı kadın / Direk
Aslı: Kerem ile Aslı hikâyesindeki sevgili
Aslıhan: Kökeni soylu, han soyundan
Asude: Sessiz, sakin, dinlendirici
Asuman: Gök, gökkubbe, sema
Asya: Yeryüzü’nün anakaralarından (kıta) birinin adı
Aşkın: Aşmış, ileri, üstün / Senin aşkın
Atıfet: Allah’ın lütfu
Aybüke: Eski Türk kadın isimlerinden
Aycan: İçi aydınlık
Ayça: Hilâl, ayın ilk günlerindeki hali
Ayçin: Ayçın, ay gibi, aya benzer
Aydan: Aya benzer, ay gibi
Ayfer: Ay ışığı
Aygen: Gönül dostu
Aygül: Ay gibi güzel ve parlak renkli
Ayla: Kadın, eş, zevce / Ay’ın çevresindeki ışıklı daire

ADA
Her tarafı sularla çevrili kara parçası

AFET
Ortalığı birbirine katacak kadar güzel kadın

AĞIT
Edebiyatta bir şiir türü

AHENK
Uyum

AHU
Ceylan , karaca

AJLAN
Hızlı,çabuk,telaşlı

AKARSU
Akan su

AKASYA
Güzel kokulu bir süs bitkisi

AKSU
Anadolu’da değişikm boylarda bir çok akarsuyun adı.

ALBA
Sevgililerin ayrılışını konu alan bir Fransız şarkı türü

ALEV
Yanan cisimlerin türlü biçimde uzanan dili

ALGIN
Birine gönül vermiş ,vurgun,tutkun

ALPİKE
Kahraman kraliçe.

ALTIN
Yüksek değerli bir maden

ARYA
Operada sanatçının orkestra eşliğinde söylediği uzun şarkı

ARZU
Herhangi bir şey için duyulan aşırı istek

ASENA
Güzel,alımlı kadın.

ASLI
Kerem ile Aslı öyküsündeki kadın kahraman.

ASU
Azgın huysuz(at)

ASUMAN
Gökyüzü.

ASYA
Dünyanın en büyük kıtası

ATLAS
Mitolojide dünyayı sırtında taşıdığına inanılan Tanrı

AYBİKE
Ay gibi güzel  kız.

AYBİRGEN
Ayveren

AYÇA
Yay biçimindeki ay

AYÇİÇEK
Günçiçek

AYDA
Dere kıyılarında yetişen bir bitki.

AYDAN
Güzelliğini aydan almış,ay gibi parlak ve güzel.

AYEVİ
Ay çevresinde oluşan ışık çemberi

AYKIZ
Ay-kız

AYLA
Kimi yıldızların dolayındaki ışık çemberi

AYLİN
Ayla.

AYSAR
Ayın evrelerine göre huyu değişen kimse.

AYSIN
Sen aysın ,ay kadar güzel sin.

AYSU
Ay-su

AYŞE
Rahat ve huzur içinde yaşayan.

AYŞEGÜL
Ayşe-gül

AYŞENUR
Ayşe-nur

BADE
Aşk , kutsal sevgi

BAĞLAN
Büyük bir kuş türü

BAHAR
Bir mevsim ve bu mevsimde ağaçlarda açan çiçek

BAKLAN
Büyük bir kuş türü

BALA
Yavru çocuk

BALKIN
Pırıldayan,parlak

BALKIZ
Bal kadar tatlı kız

BANU
Prenses.HAnımefendi

BAŞAK
Arpa çavdar gibi ekinlerin tanelerini taşıyan baş

BEGÜM
Hindistan’da prenslerin annelerine verilen ad

BELDE
Memleket,şehir,kasaba

BELEN
Bel

BELEN
İki tepe arasındaki alçak kısım

BELGİN
Kesin ve eksiksiz belirlenen

BELİZ
İşaret,iz

BENAN
Parmak uçları

BENEK
Namuslu kadın,

BENGİ
Sonu olmayan , sonsuz

BENİZ
Yüz

BERGÜZAR
Anılmak için verilen şey , andaç

BERİA
Olgunluk ve güzelliğiyle üstün olan sevgili

BERİL
Zümrüt

BERNA
Genç,körpe,delikanlı

BERRAK
Duru

BERRAN
Keskin,kesici

BESİSU
Bitkilerin damarlarında dolaşan besleyici su

BESTE
Bir müzik parçasını oluşturan ezgilerin tümü

BESTENİGAR
Türk müziğinde bileşik bir makam

BETÜL
Namuslu kadın,Hz Meryem ve Hz Fatma`nın lakapları.

BEYZA
Çok beyaz,lekesiz

BİKE
Evlenmemiş,çocuğu olmamış kadın.

BİLGE
Çok bilgili ve bilgisini yararlı kullanan kişi

BİLGÜN
Bil-gün

BİLHAN
Çok bilgili

BİLLUR
Pek duru , pürüzsüz

BİRİCİK
Tek ,birtane

BUĞDAY
Buğdaygillerden öğütülerek un yapılan bitki

BUKET
Çiçek demeti

BURCU
Güzel koku

BURÇAK
Bir bitki

BURÇİN
Dişi ördek

BUSE
Öpücük

BÜKÜM
Bükme eylemi

BÜŞRA
Müjde,sevinçli haber.

Bahar: Doğanın canlandığı mevsim
Bahriye: Donanma ve denizle ilgili
Banu: Ev kadını, bayan
Balca: Bal damlası, bal gibi
Başak: Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım
Bedia: Güzellik, üstün değerli olan
Bedriye: Ay’ın 14. geceki haliyle ilgili
Begüm / Begün: Saygıdeğer kadın
Behice: Şen güleryüzlü
Behiye: Güzel ve alımlı kadın
Belgin: Açık, belirli, farkedilen
Belkıs: Yunanca asıllı olup Arapça’ya geçen tarihi bir isim
Benan: Parmakla gösterilecek kadar güzel
Bengi: Sonsuz, sonsuzluk
Bengisu: İnsana ölümsüzlük verdiğine inanılan su
Bengül: Üzerinde benekler bulunan gül
Bensu: Su gibi aziz benlik
Beria: Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan
Berin: Manen çok yüksek
Berna: Genç, delikanlı
Berrak: Temiz, saf, arınmış
Berrin: Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı
Beste: Ezgilerin özgün dizimi
Betil/Betül: Temiz, iffetli
Betigün: Beti + Yüz (Bet: benizdeki gibi) Gün: Aydınlık, aydınlık yüz

CANA
“Can”ın – e hali

CANAN
Gönülden sevilmiş , yar

CANDAN
İçten , gönülden

CANFEZA
Müzikte bileşik bir makam

CANKIZ
Sevilen,sevimli ,şirin kız

CANOVA
Can-ova

CANSU
Yaşam veren su

CEMRE
Bahardan az önce bir hafta arayla su,hava ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi

CEREN
Ceylan

CEVZA
İkizler burcu

CEYDA
Uzun boyunlu ve güzel

CEYLAN
Gözlerinin güzelliğiyle ünlü,ince bacaklı,hızlı koşan,zarif bir hayvan

Cahide: Çalışan, çaba gösteren
Canan: Sevgili, yâr
Cansu: Cana benzer değerde
Cemile: Hoşa giden davranış
Cemre: Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
Cennet: Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer
Ceyda: Yararlı, herkese iyilik yapan
Ceylan: Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan
Cilvenaz: Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran Çağla: Badem, erik ve kayısı gibi meyvelerin ham hali
Çağrı: Davet
Çiçek: Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü
Çiğdem: Zambakgillerden bir tür kır bitkisi
Çolpan: Gözleri uzağı iyi gören, ileri görüşlü

ÇAĞLA
Kayısı,erik gibi yemişlerin olgunlaşmamış hali

ÇAKIL
Su yataklarında sürtünmeyle yuvarlaklaşmış küçük taşlar.

ÇİÇEK
Bir bitkinin değişik renklerle bezenmiş kokulu bölümü

ÇİĞDEM
Akdeniz çevresinde yetişen çok renkli kır bitkisi

ÇIĞLIK
İnce ve keskin bağırış

ÇİLEK
Yabani olarak çayırlarda yetişen meyveli bitki.

ÇİLER
Şarkılar söyleyen ,şakıyan.

ÇİM
Süs amacıyla ekilen ve yetiştirilen küçük bitkiler

ÇİMEN
Kendiliğinden yetişmiş çim

ÇİSE-M
Hafif  yağan yağmur-um.

ÇİSİL
İnce ince yağan yağmur

ÇOLPAN
Çoban yıldızı

Damla: Bir sıvının küçük parçacığı
Defne: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir ağaç türü
Demet: Sapları bir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek
Deniz: Yeryüzü’nün 3/4′ünü oluşturan tuzlu su tabakası
Derya: Deniz, çok bol, gönül
Destan: Kahramanlık olaylarını konu alan şiir
Deste: Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin bir arada bağlanması
Dide: Göz (Arapça)
Didem: Dide: Göz / Didem: Gözüm
Dilan: Gönül dostu, gönüldaş
Dilara: Gönül alıcı, sevgili
Dilay: Gönlü Ay gibi parlak, ışıklı olan / ışıl ışıl berrak konuşan

DAMLA
Yuvarlak biçimde,çok küçük miktarda su vb. sıvı

DEFNE
Yaprakları güzel kokulu,yaz kış yeşil olan bir bitki

DEMET
Çiçek bağlamı , deste

DEMRE
Noel Baba’nın doğduğu sanılan tarihi yer

DENİZ
Yeryüzünün çoğunu örten engin su

DERYA
Büyük deniz

DESEN
Çiçek,çizgi gibi süs şekilleri

DESTEGÜL
Mevlevi dervişlerinin giydiği ince kumaştan yelek

DEVİN
Hareket ,kımıldanış

DİCLE
Bir nehir adı

DİDEM
Gözüm gibi sevdiğim,sevgilim

DİLARA
Gönül alan ,gönül okşayan.

DİLAY
Gönlü aydınlatan ay

DİLEK
İstek ,rica

DİLEM
Gönül ilacı

DİLNİŞİN
Gönülde yer tutan,hoş,güzel

DİLRÜBA
Gönlü şen,dertsiz

DİLSU
Dil-su

DİLŞAH
Gönül şahı,sevgili

DOLUNAY
Ayın tam yuvarlak olduğu an

DUYGU
Kişi,olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenim

EBRU
Hareli boyama yöntemi

ECE
Kraliçe

ECMEL
Çok güzel

EDA
Tavır,davranış

EGE
Türkiye’nin batısında yer alan deniz

ELÇİN
Deste,tutan

ELİF
Arap alfabesinin ilk harfi

ELVAN
Renkler,çeşitler

ESEN
Sağlıklı,salim

ESİN
Sabah rüzgarı

ESNA
Yüksek,yüce

ESRA
En çabuk,çok çabuk

ETİ
Hitit

EVİN
Bİr şeyin içindeki öz

EYLÜL
Sonbaharda bir ay adı

EZGİ
Melodi

FERAH
Aydınlık , iç açıcı

FERAY
Ayışığı,ayın parlaklığı

FERDA
Gelecek zaman,yarın

FEYZA
Bolluk,çokluk

FİDAN
Yeni yetişen ağaç

FİGEN
Yaralayan,kıran

FİRUZE
Açık mavi renkte,değerli bir süs taşı

FULYA
Güzel kokulu bir çiçek

FUNDA
Kurak yerlerde yetişen bir ağaçcık

FÜRUZAN
Parlayan,parlak

FÜSUN
Büyü

GAMZE
Gülerken yanaklarda beliren çukur

GAYE
Amaç , erek

GECE
Gün batımından ağarmasına kadar geçen süre

GELİNCİK
Yazın kırlarda yetişen,parlak kırmızı renkli bir çiçek

GERÇEK
Yakıştırma veya yalanı olmayan

GİZEM
Sır

GONCA
Tam açılmamış çiçek

GÖKÇE
Gök mavisi,güzel

GÖKSU
Türkiye’nin çeşitli yerlerinde bulunan akarsuların adı

GÖLGE-N
Güneş ışınlarından koruyan (senin) karartın

GÖZDE
Çok sevilen,beğenilen nitelikte

GÖZEN
İlgi çekici,samimi

GÜHER
Cevher

GÜLBAHAR
Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızı toprak rengi

GÜLÇİN
Gül toplayan

GÜLFEM
Gül ağızlı

GÜLGÜN
Gül renkli

GÜLİSTAN
Gül bahçesi

GÜLİZ
Gül-iz

GÜLİZAR
Alaturka müzikte bir bileşik bir makam

GÜLRİZ
Gül saçan

GÜLŞAH *
“Baraka” ile “Gülşah” öyküsünün kadın kahramanı

GÜL-ÜM
Bana ait olan gül

GÜLÜMSE
Tebessüm et

GÜNÇİÇEK
Ayçiçek

GÜVERCİN
Barışı temsil eden kuş

GÜZ
Sonbahar

GÜZEL
Hoşa giden,hayranlık uyandıran

GÜZİN
Seçilmiş,seçkin

HANDAN
Güleç,sevinçli

HARİKA
Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran

HASLET
Doğuştan gelen güzel huy

HAYAL
Varmış,olmuş gibi zihinde canlandırılan imge.

HAZAL
Kuruyup dökülen ağaç yaprakları

HAZAN
Sonbahar

HAZAR
Barış

HAZİRAN
Yaz aylarından biri.

HECE
Bir solukta çıkarılan ses öbeği

HEVES
Bir şeye duyulan istek

HİLAL
Ayın yay biçimindeki görünüşü

HOŞSEDA
Hoşa giden ses

HÜLYA
İnsanın kurduğu tatlı düş

HÜMA
Efsanelerde geçen,yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşu

HÜMEYRA
Kızıllık,pembelik

HÜNER
İnce ve şaşırtıcı ustalık

HÜRREM
Sevinçli,güleryüzlü

HÜSNA
Pek çok güzel

HÜSÜN
Güzellik

İDİL
İçten ve saf aşk.

İLAYDA
Su perisi.

ILGAZ
Atın dört nala koşması

ILGIM
Serap

ILGIN
Süs bitkisi

İLGÜN
Ulus,halk.

İLKBAHAR
Yılın ılık mevsimi.

İLKE
Temel alınan düşünce , kural

İLKYAZ
İlkbahar

İLSU
İl-su

İLTER
Yurdu koruyan ,yurtsever.

İMGE
Gerçekleşmesi çok zor olan düş

İMREN
Görünen şeyi edinme isteği.

İNCİ
Süslemede kullanılan ,istiridyede yetişmiş değerli madde

İNCİLAY
Parlama,ışıldama

İPAR
Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen çiçek.

İPEK
İpekböceği kozasından elde edilen ince ,parlak kumaş

IRAZ-CA *
Rıza gösteren,boyun eğen

İREM
Bahçeleriyle ünlü masal kenti

İRİS
Mitolojide Tanrıların elçisi

IRMAK
Akarsuların en büyüğü

IŞIK
Aydınlatmada kullanılan fiziksel enerji

IŞIL
Kımıltılı ışık

IŞILAY
Ay ışığı

IŞIN
Bir kaynaktan belli bir doğrultuya giden ışık çizgisi

ITIR
Güzel koku

İYEM
Güzellik

İZEL
El izi

İZEM
Ululuk.

İZGİ
Güzel ,adaletli.

İZ-İM
Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti

KAMELYA
Bir süs bitkisi

KARDELEN
Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi

KELEBEK
Gövdesi ve kanatları çok renkli ve zarif olan böcek

KİMYA
Üstün nitelikler taşıyan

KÖSEM
Sürünün önünden giden,yol gösteren koç

KUĞU
Beyaz tüylü bir su kuşu

KUMRU
Sevgilisine düşkünlüğüyle bilinen bir kuş

KUMSAL
Kumla örtülü deniz kıyısı

KUTAY
Kutlu,uğurlu ay

KUTSAL
Güçlü bir dinsel saygı uyandıran kimse

LAL
Parlak ,koyu kırmızı renkte olan

LALE
Çan biçiminde bir çiçek

LERZAN
Titreyen,titrek

LEYLA
Saçları gece gibi simsiyah olan kadın.Çok karanlık gece

LEYLİFER
Gece ışığı

LİLA
Açık eflatun

MANOLYA
Bir süs bitkisi

MARAL
Dişi geyik

MAVİSU
Deniz

MEHTAP
Ayışığı

MEHVEŞ
Ay gibi güzel kadın

MELDA
Çok genç,körpe

MELİKE
Kadın hükümdar

MELİS
Bal,tatlı şey,sevgili

MELİSA
Oğul otu

MELODİ
Ezgi

MENEKŞE
Mor beyaz renkli,kokulu,yürek biçiminde bir çiçek

MENEVİŞ
Hare

MERAL
Dişi geyik

MERCAN
Tropik ve ılık denizlerde yaşayan,kırmızı kalker iskeletli bir canlı

MERİH
Mars gezegeni

MERVE
Mekke’de hacıların 7 kez gidip geldikleri dağın adı

MEVSİM
Yılın dört farklı ikliminden biri

MİMOZA
Bir süs bitkisi

MİNE
İnce ve parlak nakış

MÜGE
İnci çiçeği

NAĞME
Ezgi

NAZ
İsteksiz gibi görünen,çekingen davranış

NAZLI-M
İşvelim,edalım

NEHİR
Irmak

NERGİS
Bir süs bitkisi

NESLİŞAH
Soyu şah olan

NESRİN
Yaban gülü

NEŞE-M
Gönül açıklığım,sevincim

NEVAL
Talih

NEVBAHAR
İlkbahar,ilkyaz

NEVESER
Türk Müziğinde,Dede Efendi’nin bulduğu bileşik bir makam

NEVGECE
Yeni yeni oluşan gece

NEVGÜL
Yeni açmış gül

NEVRA
Beyaz çiçek

NEYİR
Işıklı,aydınlık,parlak

NİGAR
Resim kadar güzel sevgili

NİHAL
İnce ve düzgün vücutlu sevgili

NİHAN
Saklanmış,gizli olan

NİL
Afrika’da bir nehir

NİLÜFER
Durgun sularda yetişen,değişik renkli ve uzun ömürlü su bitkisi

NİSAN
İlkbaharın ilk ayı

NURGÜL
Nur-gül

NURGÜN
Nur-gün

NURSELİ
Nur-seli

NÜKET
Nükte,zarif,güzel sözler

NÜKHET
Güzel koku

NÜKTE
İnce anlamlı , düşündürücü şaka söz

OYA
Yazma çevresine iğne ile örülen bir çeşit tentene

OYLUM
Bir cismin uzayda doldurduğu boşluk.

ÖDÜL
Armağan

ÖRGÜN
Türlü ve düzenli parçalardan oluşan

ÖVGÜ
Bir şey veya kimsenin iyi niteliklerini,değerini belirtme

ÖYKÜ
Kısa hikaye

ÖZEN
Büyük hassasiyet göstermek

ÖZGE
Yabancı

ÖZLEM
Bir daha görmek veya kavuşmak arzusu

PAMİRA
Orta Asya’da bir yayla

PAPATYA
Baharda çiçek açan bir kır bitkisi

PELİN
Hekimlikte kullanılan bir bitki

PERA
Beyoğlu semtinin eski adı

PERÇEM
Kakül

PERİ
Güzel ve alımlı

PERRAN
Uçan,uçucu

PETEK
Arıların bal topladıkları balmumu yuvacıkları

PINAR
Büyük su kaynağı

PIRIL
Parlak ışık

PIRILTI
Pırıldayan şeyin çıkardığı ışık

PITIRCIK
Pek hafif gürültücük

PİYALE
Şarap kadehi

RANA
Güzel,göze hoş görünen

RENAN
Çok ses çıkaran,çınlayan

RENGİN
Boyalı,renkli

REZZAN
Ağırbaşlı,onurlu

RUHSAR
Yüz,çehre

RÜÇHAN
Üstünlük

RÜYA
Düş

SABA
Gündoğusundan esen hafif rüzgar

SABAH
Günün ağarmasıyla başlayan ilk saatler

SADBERK
Yüz yapraklı,katmerli

SAHİL
Deniz kıyısı

SAHRA
Kır,ova,çöl

SALKIM
Bir çoğu tek bir sap üzerinde topluca bulunan yemiş

SANEM
Put

SAYGIN
Sayılan,sevilen

SAYIL
Her zaman saygı gör

SEBİL
Karşılıksız dağıtılan içme suyu ve bu amaçlı taş yapı

SEBLA
Uzun kirpikli göz

SEÇİL
Benzerlerinden üstün olup ‘en iyi’ diye ayrılmak

SEÇKİN
Benzerler arasında nitelikleriyle göze çarpan,elit

SEDA
Ses

SEDEF
Deniz hayvanlarının iç yüzeyinde oluşan beyaz,parlak madde

SEDEN
Uyanık,tetikte,gözü açık olmak

SEHER
Tan ağartısı

SEL
Taşkın su

SELDA
Bir söğüt cinsi

SELEN
Haber,müjde

SELİN
Gür akan su

SELİNTİ
Ufak sel

SELİS
Akıcı söz

SELMİN
Barış ve sevgi duygusuyla dolu olan

SELVİ
İnce uzun ağaç

SEMA
Gökyüzü

SEMİRAMİS
Babil’in Asma Bahçeleri’ni kurduran Asur kraliçesi

SENA
Övme

SEREN
Gemi direği

SERENAT
Geceleyin sevgilinin penceresinin önünde verilen küçük konser

SERRA
Rahatlık,kolaylık

SERTAP
İnatçı,ayak direyen

SERVİ
İnce ve uzun boylu

SES
Kulağın duyabildiği titreşimler

SEVDEM
Sevginin en son demi

SEVEN
Bir başkasına sevgi duyan

SEVGİLİ
Kendisine aşk duygusuyla bağlı olunan kişi

SEVİ
Aşk

SEVİL
Her zaman sevilen biri ol

SEVİNÇ
İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku

SEYYAL
Akıcı,akışkan

SEZEN
Hisseden,sezgili

SEZGİ
Sezme yeteneği

SİBEL
Henüz yere düşmemiş yağmur damlası

SILA
Gurbettekinin özlemini çektiği yerler

SİM
Gümüş gibi parlak ve beyaz

SİMA
Yüz , çehre

SİMGE
Anlamı olan harf,bitki gibi işaretler

SİMİN
Gümüşten,gümüşe benzeyen

SİMYA
Bir şeyi başka şeye dönüştüren düşsel güç

SİNE-M
Yüreğim,çok sevdiğim

SİREN
Uyarı işareti veren canavar düdüğü

SİRET
Bir kimsenin ahlakı,kişiliği

SIRMA
Sarı ve güzel saç

SONYAZ
Sonbahar

SU
Canlıların yaşaması için en gerekli olan şey

SUMRU
Bir şeyin yüksek yeri,tepesi

SUNA
Boylu , poslu , yakışıklı

SÜLÜN
Boylu , poslu , yürüyüşü güzel

SÜNDÜS
Çözgüsünde altın,gümüş teller bulunan eski ipekli bir kumaş türü

SÜSEN
Nisan-Haziran dönemlerinde açan güzel kokulu bir çiçek

ŞAHBANU
Hükümdar eşi

ŞAHİKA
Dağ doruğu.

ŞAN
Şöhret.

ŞANS
Talih , fırsat

ŞAYESTE
Yaraşan ,yakışan.

ŞEBBOY
Güzel kokulu bir süs bitkisi

ŞEBNEM
Bitkilerin üzerinde toplanan  su damlacıkları.

ŞEHNAZ
Alaturka müzikte bir makam adı

ŞEHRAZAT
Kendi kendine yaşayan,özgür.

ŞELALE
Büyük çağlayan.

ŞERMİN
Utangaç,mahçup.

ŞEVVAL
Hicri takvime göre yılın onuncu ayı.

ŞEYDA
Sevda nedeniyle aklını yitirmiş ,çılgın

ŞİİR
İmgelere,duygulara seslenen söz sanatı

ŞİMAL
Kuzey

ŞİRİN
Sevimli,cana yuakın

ŞÖLEN
Kutlama niteliğindeki yemekli toplantı

ŞÖLEN-DE
Bir olayı kutlamak amsacıyla yapılan yemekli toplantı.

ŞULE
Ateş alevi.

TAMAR
Damar

TANGO
Özel ritimli,çift kişilik ağır bir dans

TANYELİ
Sabah olurken çıkan hafif rüzgar

TİLBE
Gezginci ozan

TILSIM
Esrarlı ve olağanüstü güç taşıdığına inanılan nesne

TOMRİS
M.Ö. 6 yy da yaşamış bir kraliçenin adı

TÖREN
Anma , kutlama , karşılama , evlenme vb. için yapılan toplantı

TUĞBA
Dalları bütün cenneti gölgeleyen kutsal ağaç

TUĞÇE
Kadın sultanın başındaki tuğ

TULU
Gökcisimlerinin doğuşu

TUTKU
Aşırı özlem , gönül verilen

TUTYA
Göze çekilen sürme.

TÜLİN
Ayın çevresinde oluşan hale

TÜMAY
Dolunay

TÜRKUVAZ
Türk rengi de denilen mavi renkte değerli bir taş

TÜRKÜ
Halk şiirinde kendisine özgü ezgisiyle söylenen uyaklı nazım biçimi

TÜVANA
Dinç , canlı

UMAY
Çocukları ve hayvan yavrularını koruduğuna inanılan tanrıça

ÜLGEN
Bir  iyilik Tanrısının adı.Yüce

ÜLGER
Şeftalideki ince tüy.

ÜLKER
Yedi yıldızdan oluşan takım yıldızı

ÜLKÜ-M
Uğrunda özveride bulunmaktan çekinilmeyen yüce dilek

ÜRÜN
Doğadan elde edilen yararlı şeyler.

ÜVERCİNKA
Güvercin kanadı.

ÜZÜM
Asmanın      salkım durumundaki meyve.

VENÜS
Bir gezegen adı

VERDA
Gül

VERDİNAZ
Nazların gülü

VİLDAN
Yeni doğmuş çocuk

VUSLAT
Sevgiliye kavuşma

YAĞMUR
Havadaki buharın su damlaları halinde yere düşmesi

YANKI
Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses

YAPRAK
Bitkilerin çeşitli biçimdeki yeşil bölümü

YAR
Dost , sevgili

YAREN
Arkadaş , yakın

YASEMİN
Çiçekleri güzel kokulu süs bitkisi

YAZGI
Önceden belirlenmişlik,gerçekleşmesi mutlak olan

YAZGÜLÜ
Baharın ilk günlerinde çocuğa verilen ad

YELDA
Uzun ve kara olan şey

YELİZ
Rüzgarın hızı.Güzel,havadar

YENİAY
Yeni-ay

YEŞER
Yetişip yeşil renk almak

YEŞİM
Yeşil ve pembe renkli değerli bir taş

YILDIZ
Gökyüzündeki ışıklı gök cisimlerinden her biri

YONCA
Uğur getirdiğine inanılan süs bitkisi

YOSUN
Suların yüzeyinde ya da dibinde yetişen çiçeksiz bitki

YÖRÜK
Göçebe yaşayan Oğuz Türkleri

YURDAGÜL
Yurda-gül

YURDANUR
Yurda-nur

ZEREN
Kavrayışı güçlü ,zeki.

ZERRİN
Altın gibi sarı,parlak.

ZEYNEP
Değerli taşlar,mücevherler.

ZEYNO
Zeynep.

ZUHAL
Satürn gezegeni

ZUHAL
Zeynep.

ZÜLAL
İçimi güzel su

ZÜLAL
Şakaklardan sarkan saç lülesi

ZÜLEYHA
Su  perisi.

ZÜLEYHA
İçimi güzel su

ZÜLÜF
Şakaklardan sarkan saç lülesi

ZÜLÜF
Yurda-nur

ZÜMRA
Zeki bilgili kadın.

ZÜMRA
Parlak ve yeşil renkli değerli bir taş.

ZÜMRÜT
Parlak ve yeşil renkli değerli bir taş.

ZÜMRÜT
Su  perisi.

ADA: Her tarafı sularla çevrili kara parçası
AFET : Ortalığı birbirine katacak kadar güzel kadın
AĞIT : Edebiyatta bir şiir türü
AHENK: Uyum
Ahsen: Daha güzel, en güzel.
AHU : Ceylan , karaca
Aişe: Yaşayan, zenginlik ve bolluk gören.
AJLAN: Hızlı,çabuk,telaşlı
AKARSU: Akan su
AKASYA: Güzel kokulu bir süs bitkisi
AKSU Anadolu’da değişikm boylarda bir çok akarsuyun adı.
ALBA : Sevgililerin ayrılışını konu alan bir Fransız şarkı türü
ALEV : Yanan cisimlerin türlü biçimde uzanan dili
ALGIN: Birine gönül vermiş ,vurgun,tutkun
ALPİKE: Kahraman kraliçe.
ALTIN: Yüksek değerli bir maden
Amine: Gönlü emin, kalbinde korku olmayan Peygamberimiz’in annesinin adı (Emine)
ARYA Operada sanatçının orkestra eşliğinde söylediği uzun şarkı
ARZU : Herhangi bir şey için duyulan aşırı istek
ASENA: Güzel,alımlı kadın.
ASLI : Kerem ile Aslı öyküsündeki kadın kahraman.
ASU : Azgın huysuz(at)
Asude: Rahatlamış, keder ve sıkıntıdan uzak.
ASUMAN: Gökyüzü.
Asuman: Gök, sema.
ASYA Dünyanın en büyük kıtası
ATLAS: Mitolojide dünyayı sırtında taşıdığına inanılan Tanrı
AYBİKE: Ay gibi güzel : kız.
AYBİRGEN : Ayveren
AYÇA Yay biçimindeki ay
AYÇİÇEK: Günçiçek
AYDA Dere kıyılarında yetişen bir bitki.
AYDAN: Güzelliğini aydan almış,ay gibi parlak ve güzel.
AYEVİ: Ay çevresinde oluşan ışık çemberi
AYKIZ: Ay-kız
AYLA Kimi yıldızların dolayındaki ışık çemberi
AYLİN: Ayla.
AYSAR: Ayın evrelerine göre huyu değişen kimse.
AYSIN: Sen aysın ,ay kadar güzel sin.
AYSU Ay-su
AYŞE : Rahat ve huzur içinde yaşayan.
AYŞEGÜL: Ayşe-gül
Ayşegül: Gül renkli, canlı ve güzel.
Ayşen: Ay gibi parlak, neşeli, sevimli.
AYŞENUR : Ayşe-nur
Ayşenur: Nurlu, ışıltılı hayat.
BADE : Aşk , kutsal sevgi
BAĞLAN: Büyük bir kuş türü
BAHAR: Bir mevsim ve bu mevsimde ağaçlarda açan çiçek
BAKLAN: Büyük bir kuş türü
BALA : Yavru çocuk
BALKIN: Pırıldayan,parlak
BALKIZ: Bal kadar tatlı kız
BANU Prenses.HAnımefendi
Banu: Kadın, hanımefendi, prenses.
BAŞAK: Arpa çavdar gibi ekinlerin tanelerini taşıyan baş
Bedia: Örneksiz yaratan ve örneksiz yaratılmış, güzel, eşsiz.
BEGÜM: Hindistan’da prenslerin annelerine verilen ad
BELDE: Memleket,şehir,kasaba
BELEN: Bel
BELEN: İki tepe arasındaki alçak kısım
BELGİN: Kesin ve eksiksiz belirlenen
BELİZ İşaret,iz
BENAN: Parmak uçları
BENEK: Namuslu kadın,
BENGİ: Sonu olmayan , sonsuz
Bengisu: Ebedilik, ölümsüzlük veren su.
BENİZ: Yüz
BERGÜZAR : Anılmak için verilen şey , andaç
BERİA: Olgunluk ve güzelliğiyle üstün olan sevgili
BERİL: Zümrüt
BERNA: Genç,körpe,delikanlı
BERRAK: Duru
BERRAN: Keskin,kesici
BESİSU: Bitkilerin damarlarında dolaşan besleyici su
BESTE: Bir müzik parçasını oluşturan ezgilerin tümü
BESTENİGAR: Türk müziğinde bileşik bir makam
BETÜL: Namuslu kadın,Hz Meryem ve Hz Fatma`nın lakapları.
Betül: Bakire, namuslu kadın.
BEYZA: Çok beyaz,lekesiz
Beyza: Ak, bembeyaz, lekesiz.
BİKE : Evlenmemiş,çocuğu olmamış kadın.
BİLGE Çok bilgili ve bilgisini yararlı kullanan kişi
BİLGÜN: Bil-gün
BİLHAN: Çok bilgili
BİLLUR: Pek duru , pürüzsüz
Binnur: Nurla özdeşleşmiş.
BİRİCİK: Tek ,birtane
BUĞDAY: Buğdaygillerden öğütülerek un yapılan bitki
BUKET: Çiçek demeti
BURCU: Güzel koku
BURÇAK: Bir bitki
BURÇİN: Dişi ördek
BUSE : Öpücük
BÜKÜM: Bükme eylemi
BÜŞRA: Müjde,sevinçli haber.
Büşra: Müjde, sevinçli haber.
CANA &quot: Can&quot: ın – e hali
CANAN: Gönülden sevilmiş , yar
Canan: Sevgili, sevilen kadın, yar.
CANDAN: İçten , gönülden
CANFEZA: Müzikte bileşik bir makam
CANKIZ: Sevilen,sevimli ,şirin kız
CANOVA: Can-ova
CANSU : Yaşam veren su
CEMRE: Bahardan az önce bir hafta arayla su,hava ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
CEREN: Ceylan
CEVZA: İkizler burcu
CEYDA: Uzun boyunlu ve güzel
CEYLAN: Gözlerinin güzelliğiyle ünlü,ince bacaklı,hızlı koşan,zarif bir hayvan
ÇAĞLA: Kayısı,erik gibi yemişlerin olgunlaşmamış hali
ÇAKIL: Su yataklarında sürtünmeyle yuvarlaklaşmış küçük taşlar.
ÇIĞLIK: İnce ve keskin bağırış
ÇİÇEK: Bir bitkinin değişik renklerle bezenmiş kokulu bölümü
ÇİĞDEM: Akdeniz çevresinde yetişen çok renkli kır bitkisi
ÇİLEK: Yabani olarak çayırlarda yetişen meyveli bitki.
ÇİLER Şarkılar söyleyen ,şakıyan.
ÇİM : Süs amacıyla ekilen ve yetiştirilen küçük bitkiler
ÇİMEN: Kendiliğinden yetişmiş çim
ÇİSE-M: Hafif : yağan yağmur-um.
ÇİSİL : İnce ince yağan yağmur
ÇOLPAN: Çoban yıldızı
DAMLA: Yuvarlak biçimde,çok küçük miktarda su vb. sıvı
DEFNE: Yaprakları güzel kokulu,yaz kış yeşil olan bir bitki
DEMET: Çiçek bağlamı , deste
DEMRE: Noel Baba’nın doğduğu sanılan tarihi yer
DENİZ: Yeryüzünün çoğunu örten engin su
DERYA: Büyük deniz
DESEN: Çiçek,çizgi gibi süs şekilleri
DESTEGÜL : Mevlevi dervişlerinin giydiği ince kumaştan yelek
DEVİN: Hareket ,kımıldanış
DİCLE Bir nehir adı
DİDEM: Gözüm gibi sevdiğim,sevgilim
Didem: Gözüm
Dilan: Gönül dostu.
DİLARA: Gönül alan ,gönül okşayan.
Dilara: Gönül alan, gönül kapan, gönlü dinlendiren.
DİLAY: Gönlü aydınlatan ay
DİLEK: İstek ,rica
DİLEM: Gönül ilacı
DİLNİŞİN: Gönülde yer tutan,hoş,güzel
DİLRÜBA: Gönlü şen,dertsiz
DİLSU: Dil-su
Dilşad: Gönlü hoş, sevilmiş.
DİLŞAH: Gönül şahı,sevgili
DOLUNAY : Ayın tam yuvarlak olduğu an
DUYGU: Kişi,olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenim
EBRU : Hareli boyama yöntemi
ECE : Kraliçe
ECMEL: Çok güzel
EDA : Tavır,davranış
Eda: Naz, cilve.
EGE : Türkiye’nin batısında yer alan deniz
ELÇİN: Deste,tutan
ELİF : Arap alfabesinin ilk harfi
ELVAN: Renkler,çeşitler
Emel: Ümit, hülya.
Emine: Güvenilir, inanılır kadın.
ESEN : Sağlıklı,salim
ESİN : Sabah rüzgarı
ESNA : Yüksek,yüce
ESRA : En çabuk,çok çabuk
ETİ: Hitit
EVİN : Bİr şeyin içindeki öz
EYLÜL: Sonbaharda bir ay adı
EZGİ : Melodi
Fatma, Fatıma: Sütten kesilmiş.
FERAH: Aydınlık , iç açıcı
FERAY: Ayışığı,ayın parlaklığı
FERDA: Gelecek zaman,yarın
Feride: Eşşiz, benzeri olmayan, kibirli gururlu.

FEYZA: Bolluk,çokluk
Feyza: Bolluk, çokluk.
FİDAN: Yeni yetişen ağaç
FİGEN: Yaralayan,kıran
FİRUZE: Açık mavi renkte,değerli bir süs taşı
FULYA: Güzel kokulu bir çiçek
FUNDA: Kurak yerlerde yetişen bir ağaçcık
FÜRUZAN : Parlayan,parlak
FÜSUN: Büyü
Füsun: Büyü, sihir, şaşırtıcı güzelliğe sahip.
GAMZE: Gülerken yanaklarda beliren çukur
GAYE Amaç , erek
GECE : Gün batımından ağarmasına kadar geçen süre
GELİNCİK : Yazın kırlarda yetişen,parlak kırmızı
renkli bir çiçek
GERÇEK: Yakıştırma veya yalanı olmayan
GİZEM: Sır
GONCA: Tam açılmamış çiçek
GÖKÇE: Gök mavisi,güzel
GÖKSU : Türkiye’nin çeşitli yerlerinde bulunan akarsuların adı
GÖLGE-N: Güneş ışınlarından koruyan (senin) karartın
GÖZDE: Çok sevilen,beğenilen nitelikte
GÖZEN: İlgi çekici,samimi
GÜHER: Cevher
GÜLBAHAR : Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızı toprak rengi
Gülbanu: Gülhanım. Gül gibi güzel kadın.
Gülcan: Gül gibi güzel canlı.
GÜLÇİN: Gül toplayan
GÜLFEM: Gül ağızlı
GÜLGÜN: Gül renkli
GÜLİSTAN : Gül bahçesi
GÜLİZ Gül-iz
GÜLİZAR: Alaturka müzikte bir bileşik bir makam
Gülizar: Gül yanaklı.
Gülperi: Gizli gül.
GÜLRİZ: Gül saçan
GÜLŞAH * : &quot: Baraka&quot: ile &quot: Gülşah&quot: öyküsünün kadın kahramanı
Gülşah: Güllerin şahı.
GÜL-ÜM: Bana ait olan gül
GÜLÜMSE : Tebessüm et
GÜNÇİÇEK : Ayçiçek
Günnur: Güneş ışığının aydınlığı.
GÜVERCİN : Barışı temsil eden kuş
GÜZ : Sonbahar
GÜZEL: Hoşa giden,hayranlık uyandıran
GÜZİN: Seçilmiş,seçkin
HANDAN: Güleç,sevinçli
Handan: Güleryüzlü.
HARİKA: Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle
insanda hayranlık uyandıran
HASLET: Doğuştan gelen güzel huy
Hatice: Vakitsiz erken doğan kız çocuğu.
HAYAL: Varmış,olmuş gibi zihinde canlandırılan imge.
HAZAL: Kuruyup dökülen ağaç yaprakları
HAZAN: Sonbahar
HAZAR: Barış
HAZİRAN: Yaz aylarından biri.
HECE : Bir solukta çıkarılan ses öbeği
HEVES: Bir şeye duyulan istek
HİLAL Ayın yay biçimindeki görünüşü
HOŞSEDA: Hoşa giden ses
HÜLYA: İnsanın kurduğu tatlı düş
Hülya: Hayal, kuruntu, vehim.
HÜMA: Efsanelerde geçen,yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşu
HÜMEYRA : Kızıllık,pembelik
Hümeyra: Pembelik.
HÜNER: İnce ve şaşırtıcı ustalık
HÜRREM: Sevinçli,güleryüzlü
HÜSNA: Pek çok güzel
HÜSÜN: Güzellik
ILGAZ Atın dört nala koşması
ILGIM Serap
ILGIN Süs bitkisi
IRAZ-CA * : Rıza gösteren,boyun eğen
IRMAK: Akarsuların en büyüğü
IŞIK : Aydınlatmada kullanılan fiziksel enerji
IŞIL : Kımıltılı ışık
IŞILAY: Ay ışığı
IŞIN : Bir kaynaktan belli bir doğrultuya giden ışık çizgisi
ITIR : Güzel koku
İDİL : İçten ve saf aşk.
İLAYDA: Su perisi.
İLGÜN: Ulus,halk.
İLKBAHAR : Yılın ılık mevsimi.
İLKE : Temel alınan düşünce , kural
İLKYAZ: İlkbahar
İLSU : İl-su
İLTER Yurdu koruyan ,yurtsever.
İMGE : Gerçekleşmesi çok zor olan düş
İMREN: Görünen şeyi edinme isteği.
İNCİ : Süslemede kullanılan ,istiridyede yetişmiş değerli madde
İNCİLAY: Parlama,ışıldama
İPAR : Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen çiçek.
İPEK : İpekböceği kozasından elde edilen ince ,parlak kumaş
İREM : Bahçeleriyle ünlü masal kenti
İRİS : Mitolojide Tanrıların elçisi
İYEM : Güzellik
İZEL : El izi
İZEM : Ululuk.
İZGİ : Güzel ,adaletli.
İZ-İM : Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti
Jale: Sabah çiceklerin üzerinde görülen su damlacığı, kırağı.
Jülide: Karmakarışık, dağınık.
KAMELYA : Bir süs bitkisi
KARDELEN : Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi
KELEBEK: Gövdesi ve kanatları çok renkli ve zarif olan böcek
KİMYA: Üstün nitelikler taşıyan
KÖSEM: Sürünün önünden giden,yol gösteren koç
KUĞU Beyaz tüylü bir su kuşu
KUMRU: Sevgilisine düşkünlüğüyle bilinen bir kuş
KUMSAL: Kumla örtülü deniz kıyısı
KUTAY: Kutlu,uğurlu ay
KUTSAL: Güçlü bir dinsel saygı uyandıran kimse
Kübra: Büyük olan.
LAL : Parlak ,koyu kırmızı renkte olan
LALE : Çan biçiminde bir çiçek
Latife: Yumuşak, hoş, mülayim.
LERZAN: Titreyen,titrek
LEYLA: Saçları gece gibi simsiyah olan
kadın.Çok karanlık gece
Leyla: Çok karanlık gece.
LEYLİFER: Gece ışığı
LİLA : Açık eflatun
Macide: Şan ve şeref sahibi.
MANOLYA : Bir süs bitkisi
MARAL: Dişi geyik
MAVİSU: Deniz
Mehlika: Ay yüzlü güzel.
Mehpare: Ay parçası, çok güzel.
MEHTAP: Ayışığı
MEHVEŞ: Ay gibi güzel kadın
MELDA: Çok genç,körpe
Melda: Genç körpe ve nazik.
MELİKE : &bbsp: Kadın hükümdar
MELİS: Bal,tatlı şey,sevgili
MELİSA: Oğul otu
MELODİ: Ezgi
MENEKŞE : Mor beyaz renkli,kokulu,yürek biçiminde bir çiçek
MENEVİŞ: Hare
MERAL: Dişi geyik
MERCAN: Tropik ve ılık denizlerde yaşayan,kırmızı kalker iskeletli bir canlı
MERİH: Mars gezegeni
MERVE: Mekke’de hacıların 7 kez gidip geldikleri dağın adı
Meryem: İbadete düşkün insan.
MEVSİM: Yılın dört farklı ikliminden biri
Mihriban: Şefkatli, merhametli, muhabbetli.
MİMOZA: Bir süs bitkisi
MİNE : İnce ve parlak nakış
Muazzez: İzzet ve şeref sahibi.
Mukadder: Takdir olunmuş ve kıymeti bilinmiş.
Mukaddes: Kutsal, temiz.
Müberra: Temize çıkmış, arınmış, müstesna.
Mücella: Parlatılmış, parlak.
MÜGE İnci çiçeği
Müjgan: Kirpikler
Münire: Nurlandıran, ışık veren.
Müzeyyen: Süslenmiş.
Nadide: Görülmemiş, çok değerli.
Nadiye: Seslenen.
NAĞME: Ezgi
Nâlân: İnleyen, feryad eden.
NAZ : İsteksiz gibi görünen,çekingen davranış
Nazan: Nazlı.
Nazife: Temiz, pak.
NAZLI-M: İşvelim,edalım
Necla: Çocuk, evlat.
NEHİR: Irmak
NERGİS: Bir süs bitkisi
Nermin: Yumuşak.
NESLİŞAH : Soyu şah olan
NESRİN: Yaban gülü
NEŞE-M: Gönül açıklığım,sevincim
NEVAL: Talih
NEVBAHAR : İlkbahar,ilkyaz
NEVESER: Türk Müziğinde,Dede Efendi’nin bulduğu bileşik bir makam
NEVGECE: Yeni yeni oluşan gece
NEVGÜL: Yeni açmış gül
NEVRA: Beyaz çiçek
NEYİR: Işıklı,aydınlık,parlak
NİGAR: Resim kadar güzel sevgili
Nigar: Sevgili
NİHAL: İnce ve düzgün vücutlu sevgili
Nihal: Sevgili, düzgün fidan.
NİHAN: Saklanmış,gizli olan
Nihan: Gizli, saklı, bulunmayan.
NİL : Afrika’da bir nehir
NİLÜFER: Durgun sularda yetişen,değişik renkli ve
uzun ömürlü su bitkisi
NİSAN: İlkbaharın ilk ayı
Nuran: Nurlu, runa ait.
Nuray: Işık saçan ay.
Nurbanu: Nur yüzlü hanım, gelin, prenses.
Nurcan: Canlı, neşeli, hayat dolu.
Nurefşan: Aydınlık veren, ortalığı ışık içinde bırakan.

NURGÜL: Nur-gül
Nurgül: Gülün en parlak olanı.
NURGÜN: Nur-gün
Nuriye: Işıklı.
NURSELİ: Nur-seli
Nurten: Teni ışık gibi beyaz olan.
NÜKET: Nükte,zarif,güzel sözler
NÜKHET: Güzel koku
NÜKTE: İnce anlamlı , düşündürücü şaka söz
OYA : Yazma çevresine iğne ile örülen bir çeşit tentene
OYLUM: Bir cismin uzayda doldurduğu boşluk.
ÖDÜL Armağan
ÖRGÜN: Türlü ve düzenli parçalardan oluşan
ÖVGÜ Bir şey veya kimsenin iyi niteliklerini,değerini
belirtme
ÖYKÜ: Kısa hikaye
ÖZEN Büyük hassasiyet göstermek
ÖZGE : Yabancı
ÖZLEM: Bir daha görmek veya kavuşmak arzusu
PAMİRA: Orta Asya’da bir yayla
PAPATYA: Baharda çiçek açan bir kır bitkisi
PELİN Hekimlikte kullanılan bir bitki
PERA : Beyoğlu semtinin eski adı
PERÇEM: Kakül
PERİ : Güzel ve alımlı
PERRAN: Uçan,uçucu
PETEK: Arıların bal topladıkları balmumu
yuvacıkları
PINAR: Büyük su kaynağı
PIRIL : Parlak ışık
PIRILTI: Pırıldayan şeyin çıkardığı ışık
PITIRCIK: Pek hafif gürültücük
PİYALE: Şarap kadehi
Rahime: Hafif sesli, latif konuşan kadın.
RANA Güzel,göze hoş görünen
RENAN: Çok ses çıkaran,çınlayan
RENGİN: Boyalı,renkli
REZZAN: Ağırbaşlı,onurlu
RUHSAR: Yüz,çehre
RÜÇHAN: Üstünlük
Rüveyda: Hoş, ince, nazik.
RÜYA Düş
Saadet: Mutluluk.
SABA : Gündoğusundan esen hafif rüzgar
SABAH: Günün ağarmasıyla başlayan ilk saatler
Sabâhat: Güzellik, letafet.
Sabiha: Güzel, latif, şirin.
SADBERK: Yüz yapraklı,katmerli
SAHİL Deniz kıyısı
SAHRA: Kır,ova,çöl
Saime: Oruç tutan kimse, oruçlu.
Saliha: Dinin emir ve yasaklarına uyan, iyi ahlak sahibi
kadın.
SALKIM: Bir çoğu tek bir sap üzerinde topluca
bulunan yemiş
SANEM: Put
SAYGIN: Sayılan,sevilen
SAYIL Her zaman saygı gör
SEBİL Karşılıksız dağıtılan içme suyu ve bu amaçlı taş yapı
SEBLA: Uzun kirpikli göz
SEÇİL Benzerlerinden üstün olup ‘en iyi’ diye ayrılmak
SEÇKİN: Benzerler arasında nitelikleriyle göze
çarpan,elit
SEDA : Ses
SEDEF: Deniz hayvanlarının iç yüzeyinde oluşan beyaz,parlak madde
SEDEN: Uyanık,tetikte,gözü açık olmak
SEHER: Tan ağartısı
SEL : Taşkın su
SELDA: Bir söğüt cinsi
SELEN: Haber,müjde
SELİN Gür akan su
SELİNTİ: Ufak sel
SELİS : Akıcı söz
SELMİN: Barış ve sevgi duygusuyla dolu olan
SELVİ İnce uzun ağaç
SEMA Gökyüzü
SEMİRAMİS : Babil’in Asma Bahçeleri’ni kurduran Asur kraliçesi
Semra: Esmer.
SENA : Övme
Sena: Övgü ile ilgili, şimşek parıltısı.
SEREN: Gemi direği
SERENAT: Geceleyin sevgilinin penceresinin önünde verilen küçük konser
Serpil: İyi geliş, büyü, güzellik.
SERRA: Rahatlık,kolaylık
SERTAP: İnatçı,ayak direyen
SERVİ İnce ve uzun boylu
SES : Kulağın duyabildiği titreşimler
Seval: Severek al, hep sev.
SEVDEM: Sevginin en son demi
SEVEN: Bir başkasına sevgi duyan
SEVGİLİ: Kendisine aşk duygusuyla bağlı olunan kişi
SEVİ : Aşk
SEVİL Her zaman sevilen biri ol
SEVİNÇ: İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku
SEYYAL: Akıcı,akışkan
SEZEN: Hisseden,sezgili
SEZGİ Sezme yeteneği
SILA : Gurbettekinin özlemini çektiği yerler
SIRMA: Sarı ve güzel saç
SİBEL Henüz yere düşmemiş yağmur damlası
SİM : Gümüş gibi parlak ve beyaz
SİMA : Yüz , çehre
SİMGE: Anlamı olan harf,bitki gibi işaretler
SİMİN Gümüşten,gümüşe benzeyen
SİMYA: Bir şeyi başka şeye dönüştüren düşsel güç
SİNE-M: Yüreğim,çok sevdiğim
SİREN Uyarı işareti veren canavar düdüğü
SİRET Bir kimsenin ahlakı,kişiliği
SONYAZ: Sonbahar
SU: Canlıların yaşaması için en gerekli olan şey
SUMRU: Bir şeyin yüksek yeri,tepesi
SUNA Boylu , poslu , yakışıklı
Süeda: Uğurlu insanlar.
Süheyla: Yumuşak iyi huylu kadın.
SÜLÜN: Boylu , poslu , yürüyüşü güzel
SÜNDÜS: Çözgüsünde altın,gümüş teller bulunan eski ipekli bir kumaş türü
Süreyya: Ülker yıldızı.
SÜSEN: Nisan-Haziran dönemlerinde açan güzel kokulu bir çiçek
Süveyda: Kalpteki gizli günah.
ŞAHBANU : Hükümdar eşi
ŞAHİKA: Dağ doruğu.
Şahika: Zirve, doruk.
ŞAN : Şöhret.
ŞANS : Talih , fırsat
ŞAYESTE: Yaraşan ,yakışan.
ŞEBBOY: Güzel kokulu bir süs bitkisi
ŞEBNEM: Bitkilerin üzerinde toplanan : su damlacıkları.
Şebnem: Çiğ, kırağı.
ŞEHNAZ: Alaturka müzikte bir makam adı
ŞEHRAZAT : Kendi kendine yaşayan,özgür.
ŞELALE: Büyük çağlayan.
Şemsinur: Nurun güneşi.
ŞERMİN: Utangaç,mahçup.
Şermin: Utangaç, mahçup.
ŞEVVAL: Hicri takvime göre yılın onuncu ayı.
Şevval: Arap takviminin 10. ayı.
ŞEYDA: Sevda nedeniyle aklını yitirmiş ,çılgın
Şeyda: Aşk çılgını, aşık.
ŞİİR : İmgelere,duygulara seslenen söz sanatı
ŞİMAL: Kuzey
ŞİRİN : Sevimli,cana yuakın
ŞÖLEN: Kutlama niteliğindeki yemekli toplantı
ŞÖLEN-DE : Bir olayı kutlamak amsacıyla yapılan yemekli toplantı.
ŞULE : Ateş alevi.
Şule: Ateş alevi.
Şükriye: İyilik bilme.
TAMAR: Damar
TANGO: Özel ritimli,çift kişilik ağır bir dans
TANYELİ: Sabah olurken çıkan hafif rüzgar
TILSIM: Esrarlı ve olağanüstü güç taşıdığına inanılan nesne
TİLBE Gezginci ozan
TOMRİS: M.Ö. 6 yy da yaşamış bir kraliçenin adı
TÖREN: Anma , kutlama , karşılama , evlenme vb.
için yapılan toplantı
Tuba: Kökü yukarıda, dalları aşağıda cennet ağacı.

TUĞBA: Dalları bütün cenneti gölgeleyen kutsal ağaç
TUĞÇE: Kadın sultanın başındaki tuğ
TULU : Gökcisimlerinin doğuşu
TUTKU: Aşırı özlem , gönül verilen
TUTYA: Göze çekilen sürme.
TÜLİN: Ayın çevresinde oluşan hale
TÜMAY: Dolunay
Türkan: Benzerlerinin arasında nitelikleriyle ayrılan.

TÜRKUVAZ : Türk rengi de denilen mavi renkte değerli bir taş
TÜRKÜ: Halk şiirinde kendisine özgü ezgisiyle söylenen uyaklı nazım biçimi
TÜVANA: Dinç , canlı
UMAY: Çocukları ve hayvan yavrularını koruduğuna inanılan tanrıça
ÜLGEN: Bir : iyilik Tanrısının adı.Yüce
ÜLGER: Şeftalideki ince tüy.
ÜLKER: Yedi yıldızdan oluşan takım yıldızı
ÜLKÜ-M: Uğrunda özveride bulunmaktan çekinilmeyen yüce dilek
ÜRÜN Doğadan elde edilen yararlı şeyler.
ÜVERCİNKA Güvercin kanadı.
ÜZÜM Asmanın: salkım durumundaki meyve.
VENÜS: Bir gezegen adı
VERDA: Gül
VERDİNAZ : Nazların gülü
VİLDAN: Yeni doğmuş çocuk
Vildan: Yeni doğmuş çocuklar, cennet çocukları.
VUSLAT: Sevgiliye kavuşma
YAĞMUR: Havadaki buharın su damlaları halinde yere düşmesi
YANKI: Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle
duyulan ikinci ses
YAPRAK: Bitkilerin çeşitli biçimdeki yeşil bölümü
YAR : Dost , sevgili
YAREN: Arkadaş , yakın
YASEMİN: Çiçekleri güzel kokulu süs bitkisi
YAZGI: Önceden belirlenmişlik,gerçekleşmesi mutlak olan
YAZGÜLÜ : Baharın ilk günlerinde çocuğa verilen ad
YELDA: Uzun ve kara olan şey
YELİZ Rüzgarın hızı.Güzel,havadar
YENİAY: Yeni-ay
YEŞER: Yetişip yeşil renk almak
YEŞİM: Yeşil ve pembe renkli değerli bir taş
YILDIZ: Gökyüzündeki ışıklı gök cisimlerinden her biri
YONCA: Uğur getirdiğine inanılan süs bitkisi
YOSUN: Suların yüzeyinde ya da dibinde yetişen çiçeksiz bitki
YÖRÜK: Göçebe yaşayan Oğuz Türkleri
YURDAGÜL : Yurda-gül
YURDANUR : Yurda-nur
Zehra: Çok beyaz ve parlak yüzlü. Peygamberimiz’in kızı Hz. Fatıma’nın lakabı.
ZEREN: Kavrayışı güçlü ,zeki.
ZERRİN: Altın gibi sarı,parlak.
Zerrin: Altından mamul, parlak.
ZEYNEP: Değerli taşlar,mücevherler.
Zeynep, Zeyneb: Değerli taşlar, mücevherler.
ZEYNO: Zeynep.
ZUHAL: Satürn gezegeni
ZUHAL: Zeynep.
Zübeyde: Öz, asıl, cevher.
ZÜLAL: İçimi güzel su
ZÜLAL: Şakaklardan sarkan saç lülesi
ZÜLEYHA: İçimi güzel su
ZÜLEYHA: Su : perisi.
ZÜLÜF: Şakaklardan sarkan saç lülesi
ZÜLÜF: Yurda-nur
ZÜMRA: Parlak ve yeşil renkli değerli bir taş.
ZÜMRA: Zeki bilgili kadın.
ZÜMRÜT: Parlak ve yeşil renkli değerli bir taş.
ZÜMRÜT: Su : perisi.

Boya rötuş nasıl yapılır?

Aracı olan herkes küçük çizik ve eziklerle karşılaşır. Özellikle yeni alınan  0 km araçlarda oluşan küçük çizikler çok can sıkar. Bu çizikleri rötuş ile profesyonel merkezlerde kapattırabilirsiniz. Profesyonel adı altında çalışan insanlar 30-40 dakikalık işlemler için fahiş ücretler isteyebiliyor.

Basit ve ucuz malzemeler boya rötuşu nasıl yapılır kısaca anlatalım;

Gerekli Malzemeler

1. Aracınızın boya koduna göre 50 gramlık küçük kutuda boya (Oto boya malzemesi satan yerlerde 5 TL)

2. Sıfır zımpara (1 TL)

3. İnce fırça (2 TL)

4. İnce pasta ve Cila (Küçük tüplerden 10 TL)

5. Pamuklu bez

Tüm bu malzemeleri oto sanayideki boya malzemesi satan boyacılardan alabilirsiniz.

Boya rötuş işlemi

Öncelikle çizik olan yeri pamuklu bir bezle silin. Sonra temiz beze az miktarda pasta uygulayarak çizik bölgesini silin. Sonra fırça yardımı ile çiziği taşırmadan boya ile doldurun. 10 dakikalık ara ile 3 defa üzerinden geçin. Son kat boyayı sürdükten 10 dakika sonra küçük bir sıfır zımpara parçası keserek su ile sıkça ıslatarak sürdüğünüz boyanın üzerini zımparalayın. Elinizde kontrol ettiğinizde seviye farkı kalmayana kadar boyanın fazlasını zımparalayın.

Zımpara sonrası 2 dakika pasta uygulayarak cila ile parlatma işlemine geçip işlemi bitirin.

Hızlı yağ yaktıran yiyecekler

Yağ yakımı beslenme alışkanlıklarından dolayı her geçen gün zor olmaktadır. Hızlı kilo vermek için öncelikle var olan beslenme alışkanlıklarını değiştirmek gerekiyor. Vücuda hızla yerleşen yağlar ve kaloriler olduğu gibi, bun yağları yakan besinlerde mevcuttur. Oldukça faydalı olan bu besinleri gün içinde tüketerek kendinizi ödüllendirmiş olacaksınız. Vücudunuz bu sayede daha çok enerji kazanacak ve hızla kalori harcamaya başlayacaktır. Bu süreçte metabolizmanız hızlanacak ve yağlarınız cayır cayır yanmaya başlayacaktır. Zor gibi görünen bu süreçteki tek yardımınız iştah kontrolünüz olacaktır. İştah kontrolünü elinizde tutabilmek için vücudunuza aldığınız besinlerin sizi desteklemesine müsaade edeceksiniz.
Öncelikle kahvaltı öncesi detoks içeceği faydalı olan karışımlardan biridir. Vücudunuzu toksinlerden arındırarak yağlarınızın yanmasını sağlayacaktır. 2 adet salatalık, 2 büyük kase lahana, 1 adet yeşil elma, yarım adet taze armut ve 2 dilim taze zencefil sizi güne hazırlayacak harika bir başlangıç olacaktır. Hepsini rondodan geçirip suyunu içelim. Bağışıklık sistemini güçlendirecek olan mucizevi karışım sindirim sisteminizle ilgili yaşadığınız sıkıntıların da üstesinden gelmenize yardımcı olacaktır. Bağırsaklarınız oldukça tembel ise ve sürekli kabızlık sıkıntısı yaşıyorsanız okuyacağınız tarif tamamen tembel bağırsaklar için hazırlanmıştır.
1 adet orta boy ayva, 1 dal tarçın, 1 tatlı kaşığı tane karabiber, 1 adet limon ve 1 litre su ile bağırsak çalıştıran çayınızı hazırlayabilirsiniz. 1 litre kaynamış suyun içine bütün malzemeleri ekleyip 5 dakika demleyelim. Şeker ilave etmeden karışımı içelim. Etkisini kısa sürede gösterecek ve sindirim sisteminizi düzenleyecektir. Ayrıca yağlarınızın kısa sürede yanmasını sağlayacak olan karışım kilo verme sürenizi hızlandıracaktır. Kilo vermek için öncelikle yediklerinize dikkat ederek süreci başlatabilirsiniz.

Kansızlık tedavisinde hurma şerbeti

Kansızlık sorunu bir çok kişide görülmektedir. Yorgunluk, cilt renginde solgunluk, kabızlık, baş dönmesi, kusma ve sinir sisteminde dengesiz belirtiler gözlenmektedir. Kansızlığın en çok karşılaşılan nedeni demir eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Kansızlığa en iyi gelen çözümler faydalı sebzeler, meyveler ve bitkilerdir. Günümüzde oldukça ilgi gören meyvelerden biri de hurmadır. Hurma kansızlık tedavisinde etkin rol oynamaktadır. Kansızlık tek başına tedavi edilecek bir hastalık değildir. Yardımcı demir takviyelerinin yanında, mutlaka beslenme düzenine önem verilmesi gerekmektedir. Özellikle kadınlarda daha çok görülebilen kansızlık, her anlamda hayatı olumsuz etkileyecektir. Gündelik hayatınızda daha veriminiz düşecek ve kendinizi çok yorgun hissetmeniz kaçınılmaz olacaktır.

Kansızlık için hurma şerbetini evde kolayca hazırlayıp şifa niyetine tüketebilirsiniz. Sindirim ve bağırsak sisteminiz de düzene girecek ve kendinizi daha aktif hissedebileceksiniz. 2 yemek kaşığı üzüm pekmezi, yarım çay bardağı kuşburnu ve 6 adet havanda dövülmüş hurma, yarım litre kaynar su ile kansızlık şerbetini hazırlayabiliriz. Öncelikle üzüm pekmezini bir sürahiye koyalım. Ardından kuşburnu ve hurmayı ekleyerek tahta kaşıkla karıştıralım. Bu şekilde özsuyunu bırakmasını sağlayacağız. 40 dakika üzeri kapalı bir şekilde bekletelim. Hurmalı şerbetimizi demlendikten sonra süzüp dolaba kaldıralım. Her gün dilediğiniz kadar içebileceğiniz hurmalı kan şerbetiniz kısa sürede kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

Bu karışım yeni doğum yapan ve emziren anneler için de süt artırıcı olarak bilinmektedir. Kansızlıkla beraber yaşadığınız bir çok rahatsızlığı geride bırakmanızı sağlayacaktır. Kansızlık hayatınızı olumsuz etkileyen hastalıklardan biridir. Kısa sürede daralan nefesinizin rahatladığını, tırnaklarınızın ve saç köklerinizin güçlendiğini, cildinizde yaşadığınız renk solgunluğunun yok olduğunu görebileceksiniz. Buna ek olarak kansızlık tedavinizin başarıyla sonuçlandığının olumlu etkilerini ruhsal ve bedenen yaşayacaksınız.